moda, kadın ve güzellik hakkında aradığınız bilgiler


ta daaam

6 Mayıs 2008 Salı admin

 Geçen ımda yaptığım değişikliği herkes tahmin etmiş ama çoğunlukla yalnızca tek işlemini bilmiş. Saçımı hem kestirdim hem rengini değiştirdim.

O cansız, sönük, kötü larımdan kurtuldum!

için gerekli diye yakla iki senedir bir cm bile kestirmiyordum saçımı, bitti ve soluğu Elçğimin annesinin dükkanında aldım. Sağolsunlar çok bir saç yaptılar. Fönlü daha duruyor tabi ama bu hali daha . İki bigudiyle yarım saate ihtiyacım var sadece.

Bu saçın bir adı yok sanırım, bob yani küt saç pek değil, arada katlar var. Ana rengi benim kendi saç rengime çok yakın, röfleler ise platin rengi. Yalnız ilk defa röfle atılırken saçım turuncu olmadı. Koyu lılar bilir kuaförler saçı açarken turunculaşmanın genelde önüne geçilemez. Ama benimkinde olmadı ilk defa.

Çok mutluyum yeni larımla. Yıkaması kolay, kurutması kolay, şekil vermesi kolay.

Oh be, varmış…

Antalya the Marmara

5 Mayıs 2008 Pazartesi admin

Balayında kalacağımız oteli seçerken önce yeri seçtik, yani Antalya. ırlayanlarınız vardır, Kıbrıs ve Antalya arasında kalmıştım. Antalya’da da mevsim itibariyle denize girme ihtimalimizin düşük olduğunu bildiğimiz için hem merkeze yakın olan, hem de “herşey dahil” gibi bir sistemle bizi sınırlamayacak bir yer olsun istedik. Sonuçta eleye eleye Lara’ da bulunan The Marmara’ya karar verdik. Tabi bu kararda, Berk’ in otellere bilgisayar programı satışı işinde çalışan abisinin bizim için çok k bir (3te biri kadar) yaptırması da etkili oldu :))

Mimar olmamdan dolayı otelle ilgili biraz bilgiye sahiptim. Bu otelin özelliği ana binada konumlanmış 208 odasından başka ayrı bir binadaki 24 odanın dönmesi. (Fotoğrafta öndeki küçük blok, dönen kütle; arkadaki ana kütle) Bizim kaldığımız sürede bina kendi etrafında dönüşünü 7 saatte tamamlıyordu. Dönen odalardayken binanın döndüğünü hissetmiyorsunuz çünkü kütle dönme hızına oranla çok küçük, çok yavaş dönüyor. Yalnız tabi şu ilginç: bir sabah ana binaya bakarak uyanırken ertesi sabah manzarasıyla uyanıyorsunuz. Dönen oda tasarlamak tabi mimarı oda manzarası kaygısından da kurtarmış oluyor. Çünkü bütün odalar aynı saatte olmasa bile illa ki günün bir saatinde denize bakıyor.

Otelde genel olarak cephe mimarisinden çok iç mimariye ve detaylara ö verilmiş. ın içinde , değişik aydınlatma teknikleri, akla gelmeyecek malzemelerden süslemeler… Özellikle odada küvetin duvarında kullanılan üç çalı süpürgesi oldukça eğlenceli bir hava katmıştı. Bir de benim en çok dikkatimi çeken otelin kendine has bir damgasının olması ve bu damganın havlulara olarak, lavanta kesesinin üzerine, tuvalet kağıdına ve odadaki peçetelere damga olarak, restaurantında peçetelerde yaldız baskı olarak kullanılmasıydı. Kısacası günlük ın tasarlanan mimariyle içinde işlemesini başarmışlar. Bu genelde zor birşeydir: mimar tasarlar, hatta en ayrıntıları imalat sırasında başında durur, yaptırır. Ama faaliyete geç tasarlanandan tamamen farklı yönde bir işleyiş olur çoğu . Ama dediğim gibi burada sanki herşey aşamasında planlanan şekilde işliyordu.

Neyse çok dağıttım konuyu :)) işte dönen oda ve balayı çiftine yapılan ikram. (bu arada şarabı içemedik; küçücük bir tirbüşon getirmişler mantarı sıtı, çıkartamadık.)

Bunlar da odadan bir manzara ve falezlerden .

(Bu arada yalnızca bir gün kenarına indik. Diğer günler hava o kadar değildi. Ben denize girmeye yeltendim ama çok soğuktu, sadece lenmekle yetindim. Berk daha cengaver çıktı, o girdi.)

Ve otelin restaurantı, lobisi, toplanma mekanı, adı da : Tuti. Lobide de en dikkat çeken şey ortada bulunan her kolonun farklı bir şey için kullanılıyor olmasıydı. Şöyle ki: en soldakine tırmanma duvarı yapmışlar, tırmanma antrenmanı için kullanılıyordu. Yanındakine bir sürü çerçevede asmışlardı. Onun yanındakini tavana kadar kitaplık yapmışlardı. Ortadaki iki tanenin ortasına iki tane salıncak asmışlardı. Onun yanındakini beyaza boyayıp bırakmışlar, her gelen oraya ı yazmış, ı duvarı olmuştu. (biz yazmayı unuttuk) Onun yanındaki kolonu Türk köy evi gibi yapıp her tarafından kuru bakliyatlar sarkıtmışlardı. En sağdaki kolonu ise tavana kadar yer yer ahşap raflarla donatıp raflara kavanozlar koymuşlardı.

yeni hayattan ilk merhaba

5 Mayıs 2008 Pazartesi admin

bir aradan sonra herkese merhabalar.

Tebriklerini esirgemeyen, bana ve Eda’ ya yorum bırakan-bırakmayan herkese çok teşekkürler. Bu ımı yeni evimden ıyor olmam çok garip, alışmak için bir süreye ihtiyacım olacak sanırım.

Cuma öğleden sonra balayından döndük. Haftasonu ise evdeki eksik kalan işleri tamamladık, anneleri-babaları ziyarete gittik. Özellikle annemlerin evine evli olarak gitmek çok garip geldi. yiyip Berk’le kendi evimize dönmek. Herşey farklı, herşeye alışmak lazım. Ama insan istediği gibi olunca herşey çok mutlu oluyor. Kendi düzenini, kendi yaşantısını yaratmak hem zor hem de çok zevkli. Bu haftayı yerleşmek ve düzeni kurmakla geçireceğim sanırım.

fotoğını henüz almadık çıdan ama bendeki iki pozu hemen yayınlıyorum. daha sonra gelecek.

not : bu arada zamandır istediğim bir değişiklik yaptım kendimde, acaba ne :))

yarın büyük gün

27 Nisan 2008 Pazar admin

Bekar olarak son günümde kardeşimin ofisine gelince bir bakayım dedim arkadaşlar ne yazmışsınız.

Herkese dilekleri ve iyi düşünceleri için çok teşekkürler. İnşallah herkesin duasıyla yarın çok geçecek. Gerçi havadan dolayı pek şansımız yok yarın için. Maalesef bekleniyor, Allahtan kapalı yerde. Bir tek arabadan inip otele girerken biraz sorun olabilir onun için de tedbirimizi alacağız.

Birkaç gündür evde oturup dinleniyorum k gün için. Dinlenirken tabi evde pek boş oturamayan bir insan olarak kalan tüpteki kınaya (hintlilerinki henna diye geçiyor) ldı üm. Oturdum ayağıma böyle bir çizdim. Şu an tabi biraz daha turuncu rengi, ama çok beğendim deseni. Bugün de yenilemem gerekebilir balayına kalsın diye.

Arkadaşlar lütfen iyi dilekleriniz benimle olsun yarın k gün.

Balayından dönene kadar sizlerden müsaade istiyorum, ımı ilk Edacım yayınlayacak. Oradan takip edebilirsiniz.

düğün ertesi

27 Nisan 2008 Pazar admin

Evli bir ">bayan olarak yazdığım ilk ımla buradayım.

inanılmaz eğlenceliydi. Bütün hiç oturmadım, bu kadar olabileceğimi hiç düşünmüyordum. En zor kısım davetlileri dolaşmaktı. Planladığımızdan az davetli gelmesine rağmen bütün masaları dolaşmak bir saatten fazla aldı. Masa dolaşma faslı bittikten sonra bütün oynadım, bir tek arada su içmek için ara verdim.

İstanbul Anadolu yakasında olup da ü bir otelde yapmak isteyenler için kesinlikle Marriott Otel’ i tavsiye ederim. Hem misafirlerle hem de bizimle o kadar ilgilendiler ki, bir dakika bile kendimizi yalnız hissetmedik.

Gerek servis müdürü beyefendi, gerek Ziyafet Bölümünden Nil Hanım, gerekse organizatör Derya Hanım bizi gecenin her ayrıntısına hazırladılar. Özellikle nikaha inmek için bizi odadan almaya geldiklerinde önce bütün akışı anlattılar sonra da tekrar odadan çıkıp kameralarla bize eşlik ettiler. Benim istediğim ve düşündüğüm herşeyin olduğu bir geceydi. Dj bile konuştuğumuz şarkılardan bir tanesini bile atlamadı, tamamen edip döktürmeye yönelik bir müziği repertuarı hazırladı. Bir de sanırım böyle organizasyonlarda şarkı listesi yerine ınızı ve nasıl bir olmasını istediğinizi belirtmeniz DJ için daha iyi oluyor. Yalnızca özel birkaç şarkı vermeniz yetiyor.

Şu an ben nereden ıyorum diye merak edenlerin merakını gidereyim, Antalya‘ dayız.

Bu sabah 10:00′ da otelden ayrıldık. Arkadaşımız bizi alıp havaalanına götürdü, uçağa binip Antalya’ ya geldik. The Marmara’ da kalıyoruz. Şu an yükleyemediğim için buranın ve ün fotoğı için balayı dönüşünü bekliyorum. Bu otele kesinlikle bayıldım. Özellikle bir mimar olarak ı olağanüstü. Dünün yorgunluğunu henüz atmadığımız için bugünü dinlenmekle geçiriyoruz, bir tek için dışarı çıktık. Eşimin (ay daha alışamadım kocam-eşim lafına, ama çok ) işle ilgili birkaç mail atması gerekiyordu, lobby deki bilgisayara oturdu, ben de o sırada hemen birkaç şey yazayım dedim.

Fotoğ daha önce de yazdığım gibi önce Edacım’ dan gelecek. Bu arada Edacım ve sevgili eşi Ömer bir oynuyorlar ki sormayın gitsin :)) Beraber baya döktürdük, ayrıntılar daha sonra…

kına gecem

23 Nisan 2008 Çarşamba admin

Dün akşam kına gecem oldu. Kıyafetimi kayınvalidem Arabistan’ dan getirmişti tam hint kıyafetiydi. Ben de bu kıyafete uygun bir saç yaptırmak istedim. Saçıma hint ı bir taktırdım, ensede k bir topuz yaptırdım. ımı ise evde kendim yaptım. -bakır tonlarında sürdüm ve eyeliner ı özellikle baya sürdüm, kırmızı kullandım.

Gecenin başında açıkçası biraz umutsuzluğa kapılmıştım çünkü yoldaki trafikten dolayı herkes geç kaldı. 20:00 de başlaması gereken 21:15 gibi ancak başlayabildi. Bol bol oynadık, attık hep beraber. öncesi alıştırma oldu.

Kına yakma ı geldiğinde açıkçası pek heyecanlandığım söylenemez. Giydim kaftanımı, örttüm örtümü Berk’le beraber girdik içeri. “ tepeler” türküsü eşliğinde bizi sandalyelere oturtup etrafımızda kına tepsisi ve mum taşıyan döndüler. Herkes mumları bana doğru yaklaştırıp ümü görmeye çalışıyordu ağlıyor muyum diye. Ama ağlayacak durumda hiç değildim, bağıra bağıra türküyü de söyledim ama gözlerim bile dolmadı. Arkadaşlarım da gülme diye söylendiler bana, ağlatmak için uğraştılar ama ortam o kadar neşeliydi ki bir damla bile ağlayamadım.

Neyse kına yakıldı avucumun içine, sonra kalktık yine oynamaya devam ettik. En son ları çıkarıp Candan Erçetin gibi yalınayak ldım. Eve geldiğimde ayağımın altı su toplamıştı. Bugün kalktığımda ise bacaklarım ağrıyordu ve ım acıyordu. Bakalım düğüne kadar geçmesi lazım bu ağrıların.

Fotoğrafta üken kolumdaki kına ise hazır tüpte hint kınasıydı. O da Arabistan’ dan geldi buralarda var mı bilmiyorum. Bu şekli annemin resim öğrencisi Gönül abla çizdi. Valla 5 dakikada süper bir şekil çıkardı ortaya. Bugün daha da koyulaştı rengi, kına baya tuttu.

Özetlersek kına gecesi gerçekten bir eğlenceymiş. Herkes yapsın :))

stres atma günü

21 Nisan 2008 Pazartesi admin

Buradan haber veremedim ama biz 16 Nisan’ da Edacım Sunercim‘le buluştuk. Hem davetiyelerini elden vermek, hem de düğün öncesi son bir atma günüm olsun istedim.

Stresten uzak, devamlı gülerek, şamata bir gün geçirdik. Edacım’ı herkes biliyor zaten insanın üzerindeki negatif enerjiyi alıp yerine pozitif enerjiyi dolduruveriyor. Canım ya, bir de ablalık hatta annelik yapmıyor mu bazen valla çok gülüyorum. Edacım aramızda alt tarafı 4 yaş var, sendeki o enerjiyle o yaş bile kalmıyor ki aramızda :))

 

Efendim bu ı evde çekindik zannetmeyin, English Home mağazasındaki şeker kasiyer çekti. Onun da gününe neşe kattık herhalde, tabi bize deli de demiş olabilir, olsun :))

Sonra Claire’s e girdik Edacım’ ın çekini kullanmak için. Koca üklerden aldık birer tane. Tabi Edacım’ ın parmakları incecik olduğu için küçük ük bulmakta zorlandık. Bu arada ben de k almışım artık kesip küçültürüm bir ara.

Daha tabi ne muhabbetler, dedikodular gezmeler yaptık. Ama en güzeli stresli, telaşlı zamanlarınızda size daha fazla yüklemek yerine, başka mevzularla kafanızı dağıtacak stresinizi azaltacak arkadaşınızın olması, teşekkürler Edacım…
Bu da Edacım’ın ısı : 4 gün sonra gelin olacak

8 gun kaldi…

21 Nisan 2008 Pazartesi admin

Yine planlar birikti yazayım hemen :

- için randevu aldım. Saç için ise taç ve duvakla prova yaptıracağım.

- Yarın : daha önce de yazdığım gibi otelde menü tadımı var.

Bu arada biz ü 250 kişilik düşünürken sayımız 325′ e çıktı, organizatör biraz sıtı maalesef. 10 gün kala söyleyebildik kendisine çünkü. Hazırlığını 250 kişiye göre yapınca kişilik daha hazırlık yapmak için az ı kaldı.

- Salı gecesi kına gecem var. Saçıma hintliler gibi takmayı düşünüyorum, bakalım nasıl olacak. Ama o için ımı kendim yapacağım.

- odası kulpları hala gelmedi. Bana da bir haller oldu, bir bir genişlik…

Hiçbir şey için kendimi üzemeyeceğim maalesef :))

Benimle aynı telaşları yaşayan arkadaşlar var biliyorum yorumlardan. Zor ama siz de olmaya çalışın. Ben ilk başta herşeye üzülüyor “aman nasıl olacak, nasıl bitecek” diyordum. Sonra baktım ki bazı şeyler benim elimde değil, kabullenirsem daha az üzüleceğim. Yazdığım gibi şu anda odasına yerleşemiyoruz çünkü çekmeceler açılmıyor ama hiç önemli değil. Balayından sonra yerleşiriz olmadı biraz bavullarla yaşarız, napayım değil mi ama :))

gelinligi teslim aldim

21 Nisan 2008 Pazartesi admin

Dün en k işlerden birini kazasız belasız hallettik. Yani gelinliği teslim alma işini.

için çok uğraşmışlar hakikaten ve ilk gün gittiğimde anlattığım gibi ( bundan kaç ay önce) gelinliğe sahip oldum. Yelda İşlekel’ e ve terzisine çok teşekkürler. Allah inşallah her isteyene, sevdiğiyle beraberken giymeyi nasip etsin. Hakikaten rüya gibi birşey , insan kendini çok özel hissediyor. Şu an ımı koyamayacağım ama gelinliğin en beğendiğim yerlerinden iki ı merakınızı biraz olsun giderebilmek için ekliyorum.

İlk gelinliğin en sevdiğim parçası olan duvağın ı. Tabi saçımı topuz olarak ve taçla düşünmeniz gerekiyor :)) Ben iki duvak yaptırdım. Biri bu fotoğraftaki ve kenarları aplikeli olan, diğeri ise düz parlak tülden bir duvak. Bu duvağı topuzun altına taktıracağım ve sabit olacak, diğer uzunu ise bunun üzerine taktırıp nikahtan sonra çıkabilecek şekilde ayarlatacağım. Bütün duvakla daha olacağıma inanıyorum. Ama öncesi çekilecek fotoğraflarda duvak da ayrı bir katıyor.

İkinci ise yine gelinliğin en çok sevdiğim ikinci yeri : ucu. organzeden yapıldı. Üzerine ise aynı duvaktaki gibi dilimleri ucuna, motifleri ise ucundan yukarı doğru aplike yapıldı.

Yelda İşlekel

ler Cad. Bakırköy

Tel : 0212.570 00 03

model tasarım

11 Nisan 2008 Cuma admin

Bu site sayesinde o kadar insanlarla tanıştım ki, yazmaya başlarken hiç aklıma gelmemişti. Bu insanlardan biri de Melike, modeltasarım sitesindeki ürünlerin pazarlamasını yapıyor. Aslında bu ürünler oteller, cafeler gibi daha çok işyerlerine yönelik ürünler ama bazıları evde de kullanılabilecek kadar hoş. Melike ilk önce benden bu siteye bakmamı istedi, sonra da bu ürünlerin pazarlamasını yaptığını.

Ben de iki tane ürün beğendim siteden. Biri üzerine çiçekli ve çiçeklerin ortasında da inciler olan bir avize (en çok kablosunun kadife ile kaplanmasını sevdim.) diğeri ise şeffaf pleksi üzerinde yine Art Nouveau (inşallah doğru yazmışımdır) akımını çağrıştıran bir deseni var. Altında da tabağı. Bunu kek, kurabiye gibi şeyleri servis yapmak için aldım. Melike de tabağın biraz daha derin modelinde çok bir tabağı da bana olarak göndermiş.

Melikecim çok teşekkürler, bütün ürünler çok . Keşke imkan olsa da hepsinden alsam. ">Model ın sitesi : www.modeltasarim.com