Son zamanlarda üzerinde resim ya da hikayeli anlatım olmayan elbiseleri neredeyse giymiyorum. Hikayeli elbiseler tutkumun ucundan yakalanmış halini geçen Miu Miu defilesinde gördüm ve buna tutturduğuma sevindim.
Marie Claire Türkiye Ekim 2006
——————————————————–
Geçen gün yaptığım poşet-torba eleştirimi geliştirerek öneri sunmak istedim. Perakendeci ve mağazacılara örnek olsun, ilham alsınlar.
Ayakkabıda ne kadar çok çeşit görsem de, yine de beni şaşırtacak cinsler ortaya çıkacaktır.
Versay sarayına bir telefon edip kaybolan heykelleri var mı diye sormak lazım. Ama bunlar çalındıysa geri gitmezler. Lakin melekler çok meşguller ayakkabıyı tutuyorlar işleri var.
Alexander McQueen markalı varaklı, heykelli, melekli, kadınlı, ayakkabı demek az olan tasarım parçası pahada £370 çekiyor. Bunları giyen, göstermek için amuda kalkıp yürümek isteyecektir. Anlayışla karşılarım.
İndirimden sevilecek bir mamülü çok ucuza almak, haritayla define adasından büyük hazineyi bulmaya benziyor. Dükkandan alırken o hazineye para veriliyor ama indirimden almış olmanın dayanılmaz hafifliği ile mutlu mesut mağazadan poşetle ayrılınıyor.
Hal böyle olunca indirim gibi bir pazarlama taktiğinden dilediğince faydalanmış insanoğlu niçin torbasında bunu dünyaya ilan etmek zorunda kalıyor?
Uzun lafın kısası mesela Mango’nun indiriminden ürün aldım diye niye bunu elimdeki poşetle herkese duyurayım? Kaldı ki ne olursa olsun müşteri ucuzluktan almış bile olsa o dükkanın stoklarını eritmede faydalı olurken sürümden kazandıracak çoklukta alışveriş ediyor. Dolayısıyla üzerinde outlet yazan torbayla beni gezdirmek yerine, daha çekici çarpıcı torbalarla beni ödüllendirmeleri gerekir.
Üzerinde İndirim- Sale - Outlet yazan torbalar sanki müşteriyi cezalandırıyor.
Alışveriş poşeti de önemli bir pazarlama aracı olduğuna göre (bir nevi elde taşınan reklam), herkes üzerinde outlet-indirim yazmayan torba ya da poşetleri, birden fazla kez kullanmaya teşebbüs eder. Yani Outletli Mango torbaları gibiler ellere tutuşturuldukları günler hariç, torbalı başka günlerde iyi yerlerde gezdirilmezler.
O yüzden müşteriyi bu poşetleri severek kullanmaya iten ya da en azından cezalandırmayan tasarımlar bekliyorum.
“Sen benim kim olduÄŸumu biliyor musun? Ben dünyanın ennnnnn büyük tasarımcısıyım.”
*İngiliz asıllı ama Türk pasaportu da var.
Evet. Ama …’unu çıkartmamak lazım.

2. festival bu cuma baÅŸlıyor pazara kadar sürecek. 7-9 Aralık’da yine Türkiye’nin önde gelen tasarımcıları ve ayrıca genç tasarımcıların koleksiyonları panayır ve bayram havasında sergilenecek ve satışa sunulacak. Galata’da kendi yerinde. Ben gidip bir omuz vereceÄŸim.
>http://modatrendenin.blogspot.com/2007/05/galata-kulesi-moda-festivali.html