moda, kadın ve güzellik hakkında aradığınız bilgiler


NAMURAT / Nurarıklı

7 Kasım 2008 Cuma admin
Her gün öykü okudum ki çabuk bitmesin! Yazarın gözlem gücü ve bilgi birikimi bakmışsınız hop size geçmiş. tasarımını da etkileyici buldum. Herşeyiyle dört dörtlük . keşfetmek isteyenlere öneririm. Pişman olmazsınız! On hikayeden oluşan kitapta favorim: Kebikeç… Unutmadan Everest Yayınları çıktı ve fiyatı: 8 .

Kağıdın ve Matbaanın Kültürel Tarihi kebikeç ile ilgili yazıyı görünce nedir demedim; çünkü hikayeden zaten bunu öğrenmiştim!

Bizde eskiden el yazma kitapları güve ve kurtçuklardan korumak için, tılsım olarak kenarına ‘Böceklerin Padişahı’ olduğu düşünülen ‘Keb-i keç’ sözcüğü yazılır ve böceklerin Kebikeç’ten korkup kitaplara yanaşmayacağına inanılırdı. Aslı Süryanice olan ‘Kebikeç’ sözcüğü, kitapları yememesi için kurtçuk ve haşarat üzerinde etkili olan meleğin adıdır.”

Ufacık Tefecik

2 Kasım 2008 Pazar admin

Çığlık atmak istiyorum. nedir şimdi? Kıyafeti yanmış folyoyu hatırlattı gördüğüm anda. bana göre sürekli olarak vücut tipine hiç uymayan, kıyafetlerle arz-ı endam ediyor. kendisine gösteren. Sanırım görüntüler içinde en çok beğendiğim makyajı oldu. Yüzüne çok yakışmış yine de kurtaramamış o kötü halini.





Kaynak: Just Jared

Kadınlar erkekleri neden anlamıyor

31 Ekim 2008 Cuma admin

Kadınlar erkekleri her anlar-mı ? Aksine kadınlar çok daha anlaşılırken,aslında erkekleri anlamak daha zordur.Kadınlar erkekleri anlamaya çalışır çoğu .
Erkeğini anlamak isteyen kadın çok uğraşır çok çaba harcaz fakat hiç de başarılı olmaz.Kadınların yanıldıkları da şu ; Sevgililerine peş peşe sorarken, aynı zamanda ses tonlarını da ayarlamayı beceremiyorlar. Öyle [...]

Hermes ArÅŸivi

27 Ağustos 2008 Çarşamba admin

Hermes, “Kelly’lerden Birken’lerden neler yapmışız ” diye merak ettiÄŸinde, Vix Beckham’ın yatırımlarına bakmalı. “Normal” faninin Hermes dükkanına giderek, “Bana Birkin attırın” demesi, “Åžu çantalara bakacaktım” diye sızlanması neredeyse maÄŸazadan kovulmasıyla eÅŸ deÄŸerken, Vix’in Hermes’te olmayan ibadullah Hermes modelleri, aklıma ÅŸu görüntüyü getiriyor:
Vix, evinin bodrum katında kaçak kurduğu çanta atelyesinde, prit, yapıştırıcı, deri boyası, bisikletten aşırma metal aksusarlar ve çifliğindeki ineklerin derisinden hiç durmadan çakma Birkin üretiyor.

Organik İşler Bunlar

28 Temmuz 2008 Pazartesi admin

(Dikkat yazı. Eyvah yazı!)

Bunlarla kafayı yeme dedikçe, ekolojik olayına sardırmaya başlıyorum. En belirgin harekatı ise kozmetikte şıyorum. Geçen gün güvenilir kaynaklardan öğrendiğim şeyle yıkıldım. En zararlı kozmetik maddelerinin güneş koruyucuları olduğunu duyduğumdan beri de içim hiç rahat değil. Çünkü ten rengi sıralaması yapılırken, dünyadaki renkler benim beyazlığım referans alınıp da başlamış . ben sıralamadaki renge sahibim. Yıllardır güneş görmemiş ötesi tenimi 50 üzeri faktörlerle korumak boynumun borcu. (50 faktörü ben ve çocuklardan başka kim sürüyor biliyor musunuz? Çok koyu tenliler, daha fazla kararmasınlar diye!) Güneş kremleri içerlerinde çok kimyasal bulundurduğundan en zararlı ilan edilmiş. Peki durumda ne yapılıyor? Makyaja geldiği güneş kreminde de tercih minerallerden yana olmalı. Fakat kimyasal olayı öyle ki, aslında şampuandan rimele, neredeyse ojeden ruja herşeyin içinde kimyasal madde var. Güneş sütümü mineral aldım, makyajımı minerallerle değiştirdim, peki diş macununu ne yapacağım, kıyafetlerimi en zararlılardan biri olan deterjandan nasıl kurtaracağım? Benim afilli görünen ım birkaç yıllık dünyevi meseleler klasmanında, kanserojen katkı maddeli paranoyanın küresel ısınma manikdepresifli hali zaten. Meselenin hormonlu gıda KDV’sini de hasılata katmayı unutmamak gerek.

NTV Yeşil ekran destekli paranoyalarım, markette çaktırmadan deterjanın kansersizinden ararken, ğim domatesi, da herhangi paketli ürünü de sorgulatıyor artık bana. Sonra birden İsviçre’de şamadığımı hatırlayıp, ’ın İstanbul’unda deterjandan, hormonlu çilekten, içeren kozmetikten kaçsam ne olacak zaten diyorum. ( Türkler’in kokusunun payımıza düşen tabakası delinimi da karbon gazı salınımının çokluğunda etkisi var mıdır? İşte BBC sana güzel belgesel araştırma konusu. Ancak araştırırken kokudan sağ kalamama ve ülkenize geri dönememe riski var benden uyarması.)

Fala inanma falsız kalma’nın ekoloji versiyonunu kendime tam prensip edinmişken, zat-ı alimi ürün içeriğine bakarken ve katil katkı maddelerini enselemeye çalışırken buluyorum. merak var, istek var, hatta kafaya takmaya yakın ruh hali var, ancak daha hala çemberin dışındayım.

arada araştırmalar, ekrana düşen ekolojik haberler bütünü kendime uzman! (kendini bilir) destekli koruma kremi aldım. Minerallerden yapılma olduğu söylenen İsrailli AHAVA’nın 50′leri.

Şimdi araştırırken marka daha gördüm, ekoseverlerin zaten bildiği marka duruyor Lavera. Markayı biraz daha araştırdıktan sonra kendimde nemlendiricilerini ve temizleme jellerini alacakmışım hava seziyorum. Kullananınız da başka şeyler bilip de paylaşmak isteyeniniz varsa söyler zaten. de Almanca bilenlerin faydalanabileceği ürün didikleyen, Chanel, Clinique ve Nivea’nın içeriklerini beğenmeyen Öko-test diye site var. İşte onların beğenisi Lavera zaten. Almanca’ defa ihtiyaç duyuldu o da namüsait.



Eee ne yapıyorum o ?
1-Evet kadar ım. Güneşe çıkmak mı? Kendini intahar etmekle aynı kefende yatıyor. Rengim ve cilt nakli yaptırmadıkça değişmesi mümkün değil. En az 50 faktör koruma ve güneşle hiç anlaşamama durumları aynen devam.
2- Evet son zamanlarda benle cepten iletişim kuranlar, maymun alolara gark oluyor. Nedeni kulaklığımı keşfetmem. Kulaklığın tele dolanması sonucu cevap vermede güçlük, ses ayarlarında nanaylık.
3- İnternet maillarında dolaşan 3 cep telefonu ile mısır patlatma gösterisi ve gazete destekli cebin beyin pişirme operasyonları bana geceleri kapattırıyor mereti.
4- Haci şakir’in toz sabunlarıyla çocuk eşyası yıkayan arkadaşlarım var. Deterjan konusu şu aralar benim için sıcak konu. Daha bulaşık makinasına takmadım.
5- AHAVA’yı deneyeceğim. Gerçi 50 zaten koruyacak. Mineral kısmı ’a emanet.
6- Makyaj malzemelerime onca yatırım yapmışım. Aklanmalarını bekleyip, fondötenim mineralli canım deyip, kendimi ekolojinin parçası zannetmeye çalışacağım.
7- Organik kara bulgurumun hakkını vermeye devam edeceğim. Elimdeki tek organik malzeme. Tüm yiyecekleri organik alamam ki’lerle kendimi kandıracağım. şa kadar organik mi yemişiz ki diye Türklük yaptıktan sonra, e çocukken kadar katkı maddesi yoktu ki diye soru-cevap oynamaya devam edeceğim.