İyi ki doğdun Moda Cadısı!!!
6 Kasım 2008 Perşembe admin
Hayvan baskılı (animal print) kıyafetlerin trendi olduğu geçtiğimiz sezondan sonra, yeni sezonun hayvan unsurlu modası hiç şüphesiz kürklü tasarımlar. Hayvan hakları savunucularının aksine ünlü moda">moda markaları kaliteden ve farklılıktan ödün vermemek adına hayvan kürklerini özellikle palto, yelek ve pançolarda bol bol kullanıyor ve bu durumda lüks sınıf bayan">bayan kullanıcıların oldukça hoşuna gidiyor.
Renk paletinde sınır tanınmadan [...]

KIVRIMLI BİR VÜCUDA SAHİPSENİZ…
Toplu kadınlar genellikle bol giysiler ve gösteriÅŸsiz renklerle vücutlarını saklamak eÄŸilimindedir. Ancak bunun yerine üzerinize oturan, göğüs ve kalçalarınızı saran giysileri tercih etmekte fayda var. (more…)
Uluslararası lüks sınıf moda">moda markası Escada, 30 yıldır şıklğına önem veren bayanların tercih ettiği marka oluyor.
Kırmızı halı üzerinde şık pozlar veren bayan">bayan ünlüleri de çoğu zaman giydiren Escada, 08-09 sonbahar/kış sezonu çanta modelleri; koyu renkli yumuşacık deri malzemesi, kısa kol askıları ve bol dikişli tasarımları ile oldukça şık bir görünüm sergiliyor.
Oldukça bol ve salaş görünümlü pantolonlar, kocaman palaska görünümlü kemerler, düz tabanlı bağcıklı ayakkabılar ve elbette ki tartışma götürmez bir şekilde birbirleri ile şıklık yarışı yapan ceketlerle kombinlenmiş bir Emporio Armani koleksiyonu.
bayan">Bayan mankenlerin kocaman siyah gözlükleri ve geriye toplanmış saçlarının onlara kattığı erkeksi görünümünden midir yoksa Emporio Armani 2008/2009 sonbahar-kış bayan">bayan hazır giyim defilesinde yaratılan [...]
50′li yıllarda Grace Kelly, Audrey Hepburn, Ava Gardnr gibi ünlü isimlerin rüzgara ya da güneşe karşı saçarını korumak için kullandığı eşarplar şimdilerde 2008 sonbahar-kış sezonu koleksiyonlarında tekrar gündemde.
Özellikle D&G markası kış sezonu koleksiyonunda, uyumlu bir kombin yakalasa da yakalamasa da rengarenk ve desenli eşarpları bol miktarda kullanmış. D&G koleksiyonu henüz defilelerde sergilenmiş olup caddelerde görülmeye [...]
TANSİYON NEDİR? NASIL ÖLÇÜLÜR?
Bedenimizde trilyonlarca hücre vardır. Bunlar mükemmel bir işbölümüyle çalışırlar. Ama çalışabilmeleri için yakıta ve oksijene gereksinimleri vardır. Bu yakıtı, hücrede oksijenle yakıp, çalışabilmeleri için gerekli enerjiyi sağlarlar. Sonra bu yanmadan arta kalan artıkların ve açığa çıkan karbondioksitin hücreden uzaklaştırılması gerekir. İşte hücrenin gereksindiği yakıt ve oksijenin hücreye taşınması, oluşan artık ve karbondioksitin hücreden uzaklaştırılması işini kan üstlenir.
Kanla hücre arasında az önce söylediğimiz alışverişin yapılabilmesi için, tüm hücrelerin kanla temas etmesi gerekir. Bu yüzden, nasıl ki, dallar incele incele tüm yapraklara kadar ulaşıyorlarsa, kan damarları da benzer biçimde damarlarla tüm hücrelere kadar uzanırlar.
Ne var ki, kanın hücrelere kadar bir kere gitmesi yetmez. Sürekli yeni yakıtın, taze oksijenin hücrelere taşınması, artıkların da sürekli uzaklaştırılması gerekir. Yani bunun için kanın sürekli hareket etmesi gerekir. Bu işi, doğumdan ölüme kadar hiç durup dinlenmeden kalp üstlenir. Bir kaç dakika bile dursa, bizim için tam bir felaket olur.
Kalp, akciğerden gelen temizlenmiş, bol oksijenli kanı hücrelere kadar, atardamarlarla pompalar. Kirlenmiş kan ise toplardamarlarla yeniden kalbe taşınır. Yani kalp her atımda, önce kanı pompalar, sonra da kanın yeniden kalbe dolması için istirahate geçer. Bu durmadan tekrarlanır. Öyle ki, kalp her dakikada 70-80 kere pompalar bekler; pompalar bekler…
Tansiyon dediğimiz şey, kanın damar duvarını zorlamasıdır . Kalp kanı pompaladığında, atardamarların duvarı daha fazla gerilir; bekleme sırasında ise bu gerginlik daha azdır. Yani iki farklı tansiyon vardır. İlki pompalama sırasında, daha fazla olanı. Biz buna büyük ya da sistolik tansiyon diyoruz. İkincisi, kalbin istirahati sırasında, daha düşük olanı. Buna da küçük ya da diastolik tansiyon diyoruz.
Kanın damar duvarına ne kadar basınç yaptığı, bir civa sütununu ne kadar yükseltebildiğiyle ölçülür. Diyelim ki 120 mm yükseltebiliyorsa 120 mmHg ya da 12 cm Hg olarak söylenir. Hg, civanın kimya dilindeki kısaltımıdır.
Kan basıncı çeşitli aletlerle ölçülür. En bilinenleri civa sütunlu olanlardır. Ama yay sistemli ölçümler de geliştirilmiştir. Son yıllarda, elektronik ölçme tekniğinin kullandığı araçlar, basit kullanımları nedeniyle, çokça satılır olmuştur.