Suda doğum yapmak son yıllarda sıkça karşımıza çıkıyor.peki siz de merak ediyor musunuz su içinde doğurmak gerçekten acıyı ve sancıyı azaltıyor mu ?
Birçoğumuzun vücudunda irili ufaklı pek çok ben bulunuyor. Bazıları doğuştan, bazıları ise sonradan oluşan benler, son yıllarda cilt kanserlerinde görülen artış nedeniyle daha da önem kazandı.
Türk Böbrek Vakfı Hizmet Hastanesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. G.Sevin Özgül benler hakkında bilgi verdi.
Hangi Tür Benler Tehlikelidir?
Vücudumuzda yer alan kahverengi lekere ben denmektedir. Benler doğumsal olabildiği gibi sonradan gelişmiş de olabilirler. Deride var olan benlerden bazıları kanserleşme gösterebilmektedir.
Çeşitli klinik görünümleri olan benlerde zaman içinde oluşan değişiklikler korku yaratabilir. Uzun yıllar içinde olan değişiklikler çoğunlukla benlerin normal yaşam döngüsü içinde olan değişimlerdir. Ancak kısa sürede hızla gelişme gösterenlere karşı dikkatli olmak gerekir.
Tehlikeli Benlerin Belirtileri Nelerdir?
Vücuda var olan bir bende aniden büyüme, renginde koyulaşma, sınırlarında düzensizlik, kaşıntı, kanama gibi belirtiler ortaya çıkarsa hemen uzman bir doktora başvurmak gerekir. Bu tip belirtiler kanserleşme işaretleri olduğu için biran önce müdahale edilmelidir.
Doğuştan Olan Benler Zamanla Kanserleşir mi?
Doğuştan var olan bazı benlerde kanserleşme ihtimali olmaktadır. Özellikle büyük olan doğumsal benlerin mutlaka çıkartılması gereklidir. Bu işlemin erken yaşlarda yapılması uygundur zira yaşla birlikte risk de artmaktadır.
Vücutta var olan bir ben kronik olarak travmaya maruz kalıyorsa ona müdahale etmek gerekir. Bu travma yoğun güneş ışığı altında kalmak olabileceği gibi elbiselere takılma, traş olurken devamlı kesilme de olabilir.
Halk arasında bene dokunulmaz gibi yanlış bir görüş var. Benlerin cerrahi olarak çıkarılması onların kanserleşmesine yol açmaz. Aksine kanserleşme riski olan bir ben uzaklaştırılmış olur. Bir ben çıkarıldığında kanser varsa tanısı konur ve gerekirse ileri tedavi uygulanır. Cerrahi olarak çıkarılması benlerin kanserleşmesine yol açmaz.
Hangi Benler Cerrahi Operasyonla Çıkartılmalıdır?
• Muayene edildiğinde riskli olduğu düşünülüyorsa
• Muayene ve takiplerde riskli değişiklikler saptandıysa
• Saçlı deri, genital bölge gibi takibi zor bölgelerdeyse
• İç çamaşırını kesen ya da sürekli kravat takılan, travmaya açık bir bölgedeyse
• Sosyal olarak kişiyi olumsuz etkiliyorsa
• Estetik görüntüyü bozuyorsa
Cilt Kanserinden Korunmanın Yolları Nelerdir?
Cilt kanserlerinin birincil sebebi güneş ışığıdır. Özellikle son yıllarda ışınlar çok tehlikeli bir hal almaya başladı. Güneşin yılın büyük kısmında görüldüğü ülkemizde 365 gün güneşten korunmak gerekiyor. Ayrıca cildi belirli aralıklarla kontrol etmek, eğer benlerde büyüme ya da değişiklik gözlemlenirse, deride renk değişikliği ve iyileşmeyen yaralar varsa bir an önce Dermatoloji Uzmanına başvurulması gerekmektedir.
Doğum yapmak ve bebek dünyaya getirmek istiyorsunuz ve yaşınız bunun için ne kadar uygun biliyor musunuz ? bilmeyenler okusun…
Hamile kadınlar hangi mevsimde nasıl beslenmeli ve nelere dikkat etmeli ?
Hacettepe Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Aksu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hamilelerin, sıcak havanın etkisiyle bazı sağlık sorunları ile karşılaşabileceklerini ifade ederek, giyim, spor ve beslenmeye yönelik önlemlerle, sıcak havanın olumsuz etkisinin azaltılabileceğini söyledi.
Mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava [...]

Lida nedir ?
Lida; Çin Halk Cumhuriyeti’ nin güney kesiminde bulunan Yunnan eyaletinde yüzyıllardır yetişen ve geleneksel olarak yüzyıllardır kullanılan mucizevi bitkilerin ekstrelenmesi ile oluşturulmuş tamamen doğal bir üründür.
Uzak doğuda yüzyıllardır özellikle yemeklerde ve zindelik amaçlı olarak da değişik biçimlerde işlenen bu bitkiler, inanılmaz kuvvetli bir etkiye sahiptir. Lida , şu an uzakdoğu ve Amerika’ da zayıflama preperatları arasında en çok satan bitkisel besin takviyelerinden biridir.
Lida bir ilaç değildir! Başta Turunç Çiçeği Ekstresi olmak üzere toplamda 9 bitki ekstresi içeren % 100 doğal bir besin takviyesidir. İştah kesici ve tok tutan, hareketsizlik ve aşırı gıda tüketimi sonucu vücutta oluşan yağ stoklanmasının yakılmasını sağlayan oldukça güvenli bir üründür. İçeriğinde kesinlikle kimyasal herhangi bir bileşim bulunmamaktadır.
Lida’ nın içeriği nelerden oluşur ?
Lida Yosun Kapsülünün içeriği aşşağıdaki bitkilerin harmanlanarak ekstre edilmesi ile elde edilmiştir.
Bitki İsmi (İng., Ltn., Tr.): Oran:
Amara Flower Extract
Citrus Aurantium var
(Turunç Çiçeği Ekstresi) 87,50 Mg.
Fruit Extract
Cassia Tora
(Cassia Meyve Ekstresi) 59,50 Mg
Fruit Extract
Citrus Reticulata
(Mandalina Meyve Ekstresi) 52,50 Mg.
Leaf Extract
Morus Alba
(Dut Yapragi Ekstresi) 45,50 Mg
Lida nasıl kullanılır ?
Lida Lida Yosun Kapsülü, hergün sabah 2 su bardağı (tercihen ılık) su yardımı ile 1 kapsül alınır. Kapsül alındıktan 20 - 30 dakika sonra kahvaltı yapılır. Lida kullanımı süresince günlük asgari 2 LT. su tüketimi tavsiye edilmektedir.
Önemli: Lida , rejim ve diyet desteği gerektirmeden zayıflatabilen bir üründür. Lida kullanımı süresince yeme düzeninin bilinçli olarak kontrol altında tutulması (rejim ve diyet programı ile kullanılmaz) sakıncalıdır.
Ürün mutlaka sabah 1 kapsül alınmalı ve 20 - 30 dakika sonra kısıtlamasız ve doyurucu olmak kaydı ile mutlaka kahvaltı yapılmalıdır. Ürünün kullanımı süresinde sabah kahvaltısının ihmal edilmesi durumunda halsizlik, mide bulantısı gibi yan etkiler gözlemlenmiştir.
Recommend Lida
Source 1 : Lida
Source 2 : Lida
seoogle
Düşük belli pantolonlar, kısa tişörtler derken göbekler artık hiç kapanmıyor. Genç kadınlar da modaya uyabilmek uğruna göbeklerini düzelttirmek için estetik cerrahlara koşuyor
Artık son moda">moda pantolonların belleri o kadar düştü ki üzerine ne giysek belimiz, göbeğimiz kapanmıyor. Anneler “Kızım böbreklerini, yumurtalıklarını üşütürsün” diyedursunlar bu durumdan şikayetçi olan yok. Yeter ki o pantolonların kemer kısımlarının üzerine karnımızdan, belimizden yağlar sarkmasın. Bir de madem açıkta kalıyor, göbek deliğimiz de şöyle Ebru Şallı’nınkini aratmasın.
Ama bu o kadar kolay değil. moda">Moda dediğimiz şey de bir anda geliviriyor, önceden haber vermiyor. Hoş geçen senelerde göbekler açılmaya başlamıştı ama bu kadar artacağını bilemezdik. O zaman hızlı ve etkili bir çözüm gerekiyor. İşte böyle diyenler kendilerini estetik cerrahların eline bırakıyor. Özellikle Amerika’da kadınlar karınlarını düzleştirmek, göbek deliklerini güzelleştirmek için sıraya giriyor. ABD Plastik Cerrahi Birliği bu yaz şimdiye kadar
2 bin kadının göbek deliğini güzelleştirmek için bıçak altına yattığını söylüyor.
“20-35 yaş arasındaki kadınlar geliyor”
Türkiye’de de durum çok farklı değil. “Aslında göbek bölgesine estetik müdahale yıllardır yapılıyor çünkü bikini de giyiyor kadınlar. Ama düşük belli pantolon ve kısa tişörtlerle her yerde göbek açık kalmaya başladıktan sonra daha fazla özen gösterilmeye başlandı bu bölgeye” diyor Estetik Plastik Rekonstüriktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer Alp.
Estetik Cerrah Nuri Soysal da Alp’i şu sözlerle destekliyor: “Genç kızlar bu tip kıyafetleri daha rahat giyebilmek için hiç düşünmeden geliyorlar. Aslında yaş aralığı 18-50 ama tahmin edersiniz ki 35-40 yaşını geçmiş olan kadınlar zaten göbeklerini açıkta bırakacak kıyafetlere çok rağbet etmiyorlar.” Dr. Ömer Alp ise yaş aralığının 20-35 olduğunu belirtiyor.
Peki bu müdahale ne zaman gerekiyor? Yine işin uzmanı Ömer Alp anlatıyor: “Doğum yapanlarda, çok kilo alıp verenlerde doku gerginliği azalıyor. Göbek deliği yukarı doğru gidiyor, neredeyse yok oluyor. Oysa göbek deliğinin ucunun aşağıya doğru olması makbüldür. Yine aynı kişilerde göbek çevresindeki deri büzüşüyor, çatlaklar meydana geliyor. Göbek deliğinde bir bozukluk varsa bu doğumsal fıtıktan ya da göbek kesiminin yanlış yapılması yüzünden olabilir. Bunların düzeltilmesi isteniyor.”
“Bu senenin modası çizgi şeklinde göbek”
Karın kısmındaki estetik müdahaleler ikiye ayrılıyor. Sürekli çok miktarda kilo alıp vermeden ya da birkaç doğum yüzünden gerçekten sarkan ve deforme olan karınlarda tam germe ameliyatı yapılıyor. Ama göbek deliklerinin şekillerinin düzelmesine de yardımcı olacak şekilde fazla yağlarından kurtulmak isteyen genç kadınlarda yarım germe tercih ediliyor. Yani karnın alt bölümüne sezaryen kesiği gibi bir kesik atılıyor, alt karın gerdiriliyor. Tabii bu arada yağlar alınıyor. Böylece oradaki çatlaklar da gidiyor. Bu müdahale 30 dakika ile 1,5 saat arasında sürüyor. Üç hafta sonra da izleri geçmiş oluyor. Piyasada yaklaşık 2 bin dolar artı hastane masrafları karşılığında yapılıyor.
Gelelim bu senenin göbek modasına… “Bize ellerinde fotoğraflarla, şununki gibi göbek isterim diye gelenler oluyor ama herkesin kendine ait bir yapısı var, biz o yapı içinde düzeltme yapabiliyoruz. Bu yıl daha kaslı karınlarda gördüğümüz çizgi şeklinde, üst tarafı hafif T şeklinde göbek deliği revaçta” diye anlatıyor Nuri Soysal bu senenin modasını.
Çatlaklar ve kusurlar için piercing ve dövme
Sacred Ink Tatoo-Piercing’den Ayçin Aydoğan’dan aldığımız bilgiler:
Genç kızlar göbek deliklerindeki kusurları kapatmak ya da tam tersine süslemek için piercing yaptırıyorlar.
Çatlakları, yara izlerini kapatmak içinse dövme tercih ediliyor.
Son iki senedir, özellikle bu yaz piercing yaptıranların sayısı çok arttı.
Sterilizasyon dahil olmak üzere yaklaşık yarım saat sürüyor piercing.
Düşük belli pantolonlarla dövme göğüsten kasığa indi. Genç kızlar kasıklarına kedi patisi, kalp, yıldız dövmesi yaptırıyorlar.
Egzersizler
“Mekik çoktan yasaklandı” diyen Planet Health Club’dan Seçkin Aydın’ın daha gergin ve formda bir karın ile göbek için önerdiği egzersizler şöyle:
Tüm karın ve göbek için
1. Sırt üstü yatılarak bacaklar bükülüyor.
2. Eller ensede.
3. Çene yukarı bakıyor ve sanki çeneyle göğüs arasında bir portakal varmışçasına bu iki bölge birleşmiyor.
4. Sırt hafifçe yerden kalkıp tekrar iniyor. Her kalkışta nefes veriliyor.
5. 3×10, 3×20 gibi belli sıklıkta yapılıyor.
Alt karın için
1. Yere sırt üstü uzanılıyor.
2. Ellerle sandalye gibi bir şeye baş üzerinden tutunuluyor.
3. Dizler çok ama çok hafif bükülüyor.
4. Bu açıyı bozmayacak şekilde ayak yukarı doğru kaldırılıyor ve indiriliyor.
ASLI ÇAKIR/Milliyet
İlk buluşmada güzellik hataları yapma, hoşlandığın çocuğun hakkında yanılmasına neden olma!
dikkat… dikkat…
1. Bu buluşmanın süper geçmesi için gerginliğini azaltmalısın. Bunun için bir gece önce, şakaklarına, bileklerine aromatik vücut spreyi sıkarak masaj yap. Aromatik koku sayesinde vücudundaki gerginlik azalacaktır. Aynı şeyi vücut losyonu ile de deneyebilirsin.
2. Asla çok ağır bir parfüm seçme. Hafif bir yaz kokusu tercih edebilirsin. Kullanacağın parfümü kulağının arkasına, saçlarına sürersen daha kalıcı olur.
3. Fırça gibi kirpikler hiç hoş bir etki yaratmaz. Maskaranı abartma, doğal bir görünüm yarat.
4. Fondöten kullanacaksan, ten rengine en uygun rengi seçmelisin ve iyi dağıtmalısın. Özellikle de çene altına; Erkekler yüzde maske gibi duran fondötenlerden nefret ederler. Fondöten alırken tenine en uygun rengi belirlemek için bileğine sürüp dene.
5. Karşındaki üzerinde olumsuz etki bırakan diğer bir durum ise, dişlere bulaşmış rujdur. Bu konuda çok dikkatli ol, rujunu sürdükten sonra dişlerini kontrol et!
6. Sevgilin bir rocker ise, siyah, bordo gibi iddialı oje renklerini tercih edebilirsin. Ama değilse daha natürel tonlar kullan.
7. İlk buluşmanın heyecanı ile makyajını abartma. Unutma, erkekler genellikle doğallıktan yana.
8. Elinin onun eline temas durumunu düşünerek, buluşma öncesi el kremini birkaç kez kullan. Daha sonraki buluşmaları da düşünecek olursak, sen en iyisi artık her gece yatmadan önce el kremini sür.
9. Sırf bu buluşmanın hatırına “kaşlarımı biraz daha inceltsem mi, daha güzel olur muyum” yanlışına sakın düşme! Seni ilk nasıl gördüyse o halinle git. Ama tabii ki çıkan fazlalıkları kaş şeklini bozmadan al.
10. Sivilcelerin sinirini bozmasına izin verme, kapatıcı kullan. Kapatıcını kullanırken bir anda kalın bir tabaka halinde sürme, ince katlar şeklinde uygula. Üzerine pudranı geç.
11. Tırnak yeme gibi bir alışkanlığın varsa, bu buluşma için takma ya da silikon tırnaklar ile durumu idare edebilirsin. Ama daha doğal bir görünüm için bu tırnakları çok uzun kullanma ve iddialı renklerde oje sürme.
12. Daha önce hiç denemediysen oto-bronzer sakın kullanma. Çünkü bu ürünün yanlış kullanımı, uyguladığın bölgede açıklı koyulu ten rengi yaratmak gibi kötü sonuçlar doğurabilir ve sen, bu büyük buluşmayı ertelemek zorunda kalabilirsin. Eğer bronz görünmeyi çok istiyorsan, ışıltılı bronz pudra kullanmayı tercih et.
13. Saçlarının daha parlak ve güzel görünmesi için bakım yaptır. Aşırı jöleden ise kaçın, ne olur ne olmaz; yoksa eli saçlarının arasında mahsur kalabilir.
14. Hassas bir cildin varsa, tüylerden kurtulma işini buluşmanın hemen öncesinde yapma. Çünkü oluşan kırmızılıklar, hoş olmayan bir görünüm yaratacaktır.
15. Heyecandan canın hiçbir şey yemek istemeyebilir. Ama unutma ki, ağız kokusu yüzünden karşındaki senden bir anda soğuyabilir. Mutlaka ferahlık veren nane özlü bir macunla dişlerini fırçala ve buluşma anına kadar dişlere beyazlık veren sakız çiğne.
16. Her şey çok güzel geçti ve ne yazık ki ayrılma vakti geldi. Yanağına kondurduğun küçük buse gerçekten kalıcı bir etki bıraktı. Çünkü bütün rujun yapış yapış onun yüzünde kaldı:) Böyle bir senaryo ile karşılaşmak istemiyorsan, rujunu sürdükten sonra fazlalığını elinin üzerini öperek ya da bir selpak yardımı ile al.
Kaynak: heygirl.com.tr
Erkeğin de kadının da güzel saçlısı makbul derler. Her gün kaybedilen saçların sayısındaki artışa dur demek istiyor musunuz?.. Kendimizde memnun olmadığımız şeyler listesini çıkarmaya kalksak erkekte de kadında da ’saç’ hep listenin en üst sırasında olagelmiştir. Günde, normal olarak 80 saç kılı dökülür. Bundan fazla dökülme yaşın ilerlemiş olması, bazı ateşli hastalıklar, tiroid hastalıkları, kansızlık, verem, şeker hastalığı gibi bütün vücudu etkileyen hastalıklardan sonra görülür. Kadında ve erkekte nedenler farklı Erkeklerde saç
dökülmesi genelde alında ve tepededir. Başın arka kısmında saç dökülmesine rastlanmaz. Alındaki ve tepe bölgedeki saç kökleri ‘testosteron hormonu’na duyarlıdır ve bu hormon bu bölgelerdeki saç köklerine zarar verdiği için erkek tipi saç dökülmesi buralarda gerçekleşir. Kadınlar da ise yoğunlukla menopoz ve doğum sonrası saç dökülmesi yaşanır.
Hormon problemi saç döker
Anne ve babadan geçen genlerle daha anne karnındayken saçların ileride dökülüp dökülmeyeceği programlanmıştır. Bu sorunun genetik boyutu.
Bir de hormonal boyutu var. Erkeklerde ve kadınlarda en sık rastlanan saç dökülme nedeni “erkeklik hormonları”. Bunlardan bazıları testesteron, androstenodion ve dehidroepitestesterondur(DHT). Bu hormonlar erkeklerde testis ve böbrek üstü bezlerden, daha az miktarda olmak üzere kadınlarda ise yumurtalık ve yine böbrek üstü bezlerden salgılanıyor.
Şok diyetler de saç döküyor
Saç sağlığını korumanın yolu düzenli ve dengeli beslenmekten geçiyor. Saçı sadece yediklerimiz besler. Bu nedenle saçlarımızın sağlıklı kalabilmesi için önemli olan yeterli ve dengeli beslenmek.
Ağır ve bilinçsizce zayıflamak için yapılan diyet sonrasında saçlar beslenemeyeceği için ciddi saç kayıpları oluşacaktır. Bu kayıpların tedavisi zaman alır. Çünkü ağır diyet sonrası kansızlık dediğimiz Anemi (demir eksikliği anemisi) görülebilir. Bütün besin ve vitaminlerin eksikliğinin yanı sıra tabloya eklenen demir eksikliği saçın daha yoğun dökülmesinin başlıca nedenidir.
Psikolojik etkenler
Sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılık, iş kaybı gibi akut, ciddi stres halleri çarpıcı, hızlı, şiddetli saç dökülmelerine yol açabilir. Bu duruma stresle tetiklenen telojen effluvium denir.
Psikolojik etkenler saç dökülmesine neden olduğu gibi sonuç da psikolojik olarak olumsuz etkiler. Saç dökülmesi yaşayan kadın ve erkeklerde yapılan çalışmalarda erkeklerde saç kaybının artmasıyla depresyon, içe dönüklük, aşırı sinirlilik, özbenlik duygusunda azalma gibi olumsuz sonuçlar çıkarken, kadınların da günlük yaşamlarını negatif etkilediği ve sosyal problemler yaşadıkları görüür.
Erkeklerin aktif olarak bu durumla başa çıkabildikleri ancak kadınlarda saça cinsel kimlik, seksüalite, çekicilik gibi kültürel ve kişisel özel anlamlar verildiğinden başa çıkmaları daha zor olur.
Şampuanlar ve saç boyaları da saç dökebilir
Piyasada bulunan bir çok şampuan türü farklı şekillerde formüle ediliyor; normal, kuru, yağlı, yıpranmış saçlar ve boyalı saçlar için… Yağlı saçlar için kullanılan şampuanlar eğer günlük olarak kullanılırsa saçta kurumaya yol açıyor.
Kötü saç boyaları saçı sertleştirip kırılgan ve cansızlaşmasına sebep oluyor. Ayrıca saçta kalan metal artıkları kalıcı boya ve perma solüsyonunun uygulamasını da zorlaştırıyor. Yarı kalıcı boyaların saç şaftında oluşturdukları hasar az ancak içerdikleri boya nedeniyle allerjik etki yapabiliyorlar.
Defne sabunu saç dökülmesini engeller
Defne mucize bitki diye de anılır. Defne meyvelerinden elde edilen yağ ile yapılan sabunun antiseptik özelliği şifa verir.
Defne sabunu sadece saç dökülmesine değil kepeklenmeye karşı da etkili. Ayrıca cilde de çok faydalı. Antiseptik özelliğinden dolayı tüm vücut parazitlerine ve mantar hastalığına bire bir.
Protein tedavisi saç dökülmesine bire bir
Saç dükülmesini önleyen doğal yöntemler içinde en etkilisi protein tedavisi. Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygun. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin ve saçlarınızı iyice durulayın. Çok kısa sürede ışıl ışıl saçlara sahip olacaksınız.
Vitaminsiz kalmayın!
Özellikle erkeklerde 25 yaşından sonra başlayan saç dökülmesi dengeli beslenerek, gerekli vitamin ve minarelleri alarak azaltılabilir.
Vitamin, demir, çinko, selenyum ve bakır eksikliği saç dökülmesinin en önemli nedeni. Sağlıklı saçlar için dengeli beslenmek önemli. A, B4, B5 ve B6, E vitamini, F vitamini, demir, çinko, selenyum ve bakır içeren besinlerin tüketilmesine dikkat edilmeli. Bu vitaminler saçı besler, güçlendirir ve dökülmesini önler.
Sağlıklı saçlar için ideal beslenme programı
• Bilinçsizce yapılan diyetlerden uzak durun.
• Eğer diyet yapmak istiyorsanız bunu doktor kontrolünde yapın.
• Karbonhidrat ağırlıklı beslenmeden kaçının.
• Protein ağırlıklı beslenmeye özen gösterin.
• Düzenli beslenme alışkanlığını yaşam tarzınız haline getirin.
• Uyku saatlerinizi düzenli ve günlük yaşamınızı aksatmayacak halde ayarlayın.
• Stresten uzak durun.
• Çinko, B12, bakır, folik asit içeren besinleri tüketmelisiniz.
• Sigara ve alkol kullanımını alışkanlık haline getirin. Mümkünse ikisinden de uzak durun.
• Antioksidan yiyeceklere (sebze meyve gibi) sofranızda yer vermekte fayda var.
• Fast food tarzı beslenme alışkanlıklarından uzak durulması sizin yararınıza.
• Uzman kontrolü dışında saç sağlığınız için önerilen ilaçları kullanın.
Son çare saç ekimi
Tüm çabanıza rağmen saçlarınız döküldü. Çaresiz değilsiniz. Saç ekimi imdadınıza yetişecektir. Saç ekimi işlemi tamamlandıktan sonra ilk 2 gün saçlar yıkanmaz ve bu süreden sonra saç her gün özel bir madde ile yıkanır.
Saç ekiminden birkaç gün sonra alın bölgesinde şişlik ve morluklar oluşabilir, fakat bu geçici bir durum. Yeni ekilen saçlar bir süre sonra dökülür ve yaklaşık 3 ay içerisinde yeniden çıkmaya başlar.
Peki maliyeti ne?
Saç ekim fiyatları, saç dökülme tipine göre değişiyor. En sağlıklı bilgiyi saç ekimi merkezlerinden alabilirsiniz. Bir fikir oluşması açısından ortalama maliyetleri şöyle verebiliriz:
• Türkiye’de: 1500-2500 Euro arası
• Avrupa’da: 4000-10.000 Euro arası
• Amerika’da: 15.000-25.000 Dolar arası
• Rusya’da: 4000-9000 Euro arası
Kaynak : kadinca.net
Kadınların çoğu basit püf noktalarına dikkat ettikleri takdirde doğum tarihine kadar güvenle seyahat edebilirler.