Balon
7 Kasım 2008 Cuma adminBeğendiğim bir editoryal… Philip Toledano
İnsan insana benzer serisi kendi içinde klonlanmaya devam ediyor.
Bir süre önceki Chanel kampanyasının İpekyol’a benzemesi olayı, Chanel’in yine reklamının etkisi sayesinde bu sefer Vogue’un editoryallerinde geziyor. Mavi bulutlu gökyüzü ve beyaz kutuların hayalini şimdilik en az 3 ekip kurdu.
Vogue Mayıs 2008 editoryal
Tasarımcısının elinde reankarnasyona uğrayan mavi elbise.
Yaratıcı editoryallerimiz varmış da, haberimiz yokmuş. Hülya dergisi mart ayı için derlenmiş aşağıdaki editoryaller. Dergiyi birkaç yıl önce bir kere aldım. O aralar her ay kapağında dergi sahibinin fotoğrafları yer alıyordu. Hala öyle mi bilmiyorum. Bu kadar megalomanca bir yaklaşım bir de Seda adlı haftalık kadın dergisinde vardır. Türk kadını anca tanıdığı ve “sevdiği” ünlü yayın sahibi olunca ve sadece onun resmini kapakta görünce mi dergi alır? Yani Seda ve Hülya adlı dergilerimizin olması Türk kadının ünlü alışkanlığından mı kaynaklanmıştır? Dergi projesi gündemdeyken bu böyle mi araştırılmıştır? Bu arada Dishy dergisinde de bir kapak megalomanyası söz konusuydu, onu da 4,5′tan 5′ten sıralamaya sokmak gerek.
Hal böyle olunca dergiyle ilgili beklentim de çok azdı zaten. Hatta hiç yoktu. Ancak bu editoryalleri dergiden hiç beklemezdim. Çünkü her dergi herkese hitap etmez. Tüm yayınların hedefi ve kişiliği farklıdır. Aynı Instyle ve Vogue arasında dağlar kadar fark olduğu gibi Hülya ve Elele arasında da fark vardır. Haftalık Seda ile aylık Hülya arasında da anlatılmaz yaşanır farklar vardır. Özellikle Seda’daki farklardan bahsetmeyeceğim. Okumamış olana sürpriz olsun. Herşey hedef kitle işidir. Öyle değil mi hedef kitle?
Neticede Hülya dergisi çekimleri beni şaşırtmıştır.
Not: Hani dışarıda ünlünün ya da mankenin kaç kere dergilere kapak olduğu gibi bir yarış vardır ya, Hülya ve Seda dergilerinin sahipleri kendi yayınlarını sayıyorlar mı? Sayıyorlarsa bizim “ünlüler” kapak çekimleriyle döverler.
moda">Moda Editörü: Z. Berhan Yılmaz
Fotoğraf: Mehmet Erzincan
Dergi bu. Zaten adı üstünde yayın organı. Yayınlanmış birşeyi ne kadar saklayıp gizleyebilirsiniz? Vogue’dan arak kareleri kimse görmeyecek ve bilmeyecek mi? Üstelik Marie Claire yayıncılık ilkesi olarak arak çalışmaları benimseyen bir dergi mi misyon ve vizyon olarak? Hiç sanmıyorum çünkü dünyanın en iyi kadın dergilerinden. Bunlara ihtiyacı mı var? Hiç yok. Tam tersine her derginin kendi kişilik yapısı var. Nasıl herkesin karakteri farklıysa dergilerinki de öyle. O yüzden MC ile V arasındaki dağlar kadar farkı bir çekimde buluşturmak hem okuyucuya hem de fotoğrafçı ve moda">moda editörlerinin yaratıcı kimliğine saygısızlık oluyor. Üstelik MC’nin çekim tarzı, konusu, davası farklı, V’nin vizyonu, seçtiği kareleri, fontları, sesi soluğu çok farklı. Hearst yayıncılığın genel merkezinin bundan haberi var mı? Hiç hoşlanmayacağına eminim.
Vogue İngiltere Aralık 2006 (collector’s edition) Fotoğraf: Nick Knight
vs
Marie Claire Türkiye Şubat 2007 Fotoğraf: Koray Birand, moda">Moda Editörü: Bahar Kongel


Kaynak: http://bettynotboop.blogspot.com/2008_01_01_archive.html