11 Ekim 2008 Cumartesi admin
Roberto Cavalli‘nin ışıltı ve ihtişam yüklü hazır giyim koleksiyonlarına sempati ve sevecenlik katarak hazırladığı diğer bir koleksiyon sıkı bir rakip olmaya aday gibi gözüküyor… Roberto Cavalli Angels koleksiyonu.
Kategori modamoda.net | Yorum yapılmadı »
9 Ekim 2008 Perşembe admin
Okurken bir başka kimse bizim için düşünür: Biz sadece onun zihin sürecini takip etmekle yetiniriz. Nasıl ki yazmayı öğrenirken talebe öğretmen tarafından kalemle çizilmiş çizgileri takip eder: Okurken de tıpkı bunun gibidir; düşünme işinin büyük bölümü zaten bizim için bitirilmiştir. Bunun içindir ki kendi düşüncülerimizle meşgul olduktan sonra elimize bir kitap almak her zaman bizi bir parça rahatlatır. Fakat okurken zihnimiz aslında başka birisinin düşüncelerinin oyun alanından başka bir şey değildir; ve sonunda onlar bizden ayrılır, geriye kalan nedir? Ve dolayısıyla öyle olur ki-yani neredeyse bütün gün okuyan ve arada düşünmeksizin, eğlence yahut meşgale ile kendisini eğlendiren kimse, yavaş yavaş kendi kendine düşünme yeteneğini kaybeder, tıpkı at üstünden inmeyen bir adamın sonunda yürümeyi unutması gibi. Birçok eğitimli insanın durumu bundan farklı değildir: Okumak onları ahmaklaştırır.
Kategori kimseokumazsabenokurum.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
6 Ekim 2008 Pazartesi admin
moda">Moda devi Yves Saint Laurent‘in ünlü çanta modellerinden Muse modelinin yükselen popüleritesinden etkilenen marka, yakın bir zamanda beklentileri karşılamak amacı ile Muse2 modelini tasarladı.
Hem şık hemde çok kullanışlı olan bu çanta, Claudia Schiffer, Reese Witherspoon ve Dita Von Teese gibi pek çok ünlünün şimdiden gönlünü fethetmişe benziyor.
Kategori modamoda.net | Yorum yapılmadı »
6 Ekim 2008 Pazartesi admin
Bayram cicilerine devam, hemen yeniler giyilsiiiin, sanki dolapta bir şey yokmuşta onları bekliyormuşum gibi
Bu üstü ilk gördüğümde bunu nasıl kombinleyeceğim, zor renkler diye düşünmüştüm ama hiçte zor olmadı, ilham birden geldi. Ceket kobalt mavi aslında burda lacivert gibi çıkmış.
Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
3 Ekim 2008 Cuma admin
Geç kaldım evet biliyorum ama bayram dolayısıyla anca yazabiliyorum. Bu arada Burcu ‘ya da çok teşekkür ediyorum. Gelelim cevaplara:
1)İsminiz?
Bloğumuzda da yazdığı gibi ismim Gözde. Farklı birşey yok yani:)
2)Nerelisiniz?
Mersinliyim. Üniversite dolayısıyla İzmir’e geldim ve burada kaldım. Çok seviyorum İzmir’i çok..
3)Yaşadığınız Yer?
İzmir/Bornova’da yaşıyorum. Bir ömür burada yaşayabilirim.
4)Mesleğiniz?
Öğretmen olmaya çalışıyorum:)
5)Hobileriniz?
Klasiklerden başlarsak, kitap-gazete okumayı, müzik dinlemeyi ve film izlemeyi çok seviyorum. Yemek yapmak ve yeni tarifler denemek hoşuma gidiyor. Yemek yemeyi de çok sevdiğim için güzel bir uğraş benim için. Üniversite döneminde başladığım dans sevdam hala devam ediyor. Latin danslarıyla başlamıştım şimdi tango yapmak istiyorum.
6)Evli misiniz?
Eveeeetttt evliyim..
7)Kaç çocuğunuz var?
Şu anda çocuğumuz yok.
8)En Sevdiğiniz yemek?
Ters bir soru. Şöyle değiştirelim soruyu: Sevmediğiniz yemek? Cevap veriyorum: Hiçbiri. Hiç abartmıyorum, yemek seçme huyum asla yoktur, ne olsa yerim. Gerçekten..
9)Sevdiğiniz müzik türü?
Kesin bir tarz söyleyemeyeceğim. Kulağıma güzel gelen, bulunduğum ortamda beni keyiflendiren her tür müziği seviyorum.
10)Nerelere gitmek istersiniz?
Öncelikle ülkemdeki her yeri gezmek istiyorum. Karadeniz’e hiç gitmedim mesela merak ediyorum, doğuyu görmek istiyorum. Hepsini bitirdikten dünya turuna çıkmak isteyebilirim mesela. 1,5 sene yaşadığım İngiltere’nin birçok şehrini gezme imkanım oldu, İskoçya’yı ve Fransa’nın bazı şehirlerini de gördüm. Çok güzel yerler var ama Türkiye’de öyle yerler var ki kıymetini gerçekten bilmemiz lazım. Dediğim gibi önce kendi ülkemi keşfetmek istiyorum..
Kategori gozdeayse.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
3 Ekim 2008 Cuma admin
Gareth Pugh ile başlayan “Battlestar Gallactica” savaşları, gösterilerini düzenleyen tasarımcılarla sürmekte. Pugh da uzayı iyi tasarlayanlardan. Mesela “Dünyayı Kurtaran Adam” gibi bir “uzay” filmi çekiyor olsam Pugh’a parası neyse verirdim.
Kategori http://modatrendenin.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
2 Ekim 2008 Perşembe admin




Makyaj yapmayı ve alışverişini çok sevmeme karşın burada fazla yer vermediğimin farkındayım ve
bu eksikliği yavaş yavaş gidermek gerektiğini düşünüyorum, Şebnem’in yorumu da buna vesile oldu. Gündüzleri her gün makyaj yapmam, yaparsam da
tabi ki
daha doğal
bir görünümü seçerim. Makyaj yapmadığım zamanlar
MD Formulations’ın renkli nemlendiricisi veya Benefit’in “That Gal” i ve
daha mat
bir görünüm içinse yine Benefit’ten Dr. Feelgood isimli ürün istediğim görüntüyü
bana veriyor. Yorumda da yazdığım
gibi çeşitli markaların, farklı ürünlerini kullanırım, buraya konuk ettiklerim en çok sevdiğim veya kullandığım ürünler,
ama makyaj çantamda
hep aynıları bulunmayabilir (Zaten tüm malzemeler küçük
bir bavula ancak sığar :p),
yani yine ben de gördüğünüz ve beğendiğiniz
bir ürünü sormak durumunda kalabilirsiniz, her şey burada değil
Soldan başlayacak olursak, nemlendiriciden sonra yüzüme baz uygularım, burada Mac’in bazı var
ama Smashbox’ın bazı da tavsiye edilir, o
bitti ne yazık ki. Fondoten olarak,
Smashbox,
Chanel ve
Maybelline’i kullanıyorum. Ciltte seffaf parlaklık hoşuma gittiğinden bazen fondotenimi yine
Smashbox veya
Chanel’in ışıltı veren ürünleri ile karıştırıyorum, kapatıcı olarak kıştan beri Benefit’in ürününü kullanıyorum,
Laura Mercier’in Secret
Comouflage’ını denemek istiyorum, artık bitince. Fondotenlerin önünde bulunan
siyah uzun ürün yine
Smashbox’ın
dudak ve gözler için kullanılan bazı. Pudra olarak yine
Chanel’in toz pudrası veya biraz
daha bronz
bir görünüm istiyorsam Stila’nın pudrası işime yarıyor, zaten farkındaysınız
dibi tutmuş tencere
gibi kapkara
bir bronz görünümden hoşlanmıyorum.
Clinique’in makyaj
seti de yanımda taşıdıklarımdan, her şeyi ayrı taşımaktansa oldukça pratik. Allık olarak yine Tarte markasının seffaf
krem allıklarını, Mac’in
krem allığını ve buraya koymadığım
ama Dior’un bronz, Guerlain’in ve Mac’in pembe ve şeftali tonlarında toz allıklarını da kullanıyorum, yalnız şunu farkettim ki
bir tane
Chanel allığım vardı, o kayıp
Bu arada biraz sakar ve dikkatsiz olduğumdan bazı kullandığım ürünler insan içine çıkamayacak görünümde olup, burada yer alamadılar, ya kırıklar, ya kapakları birbirinden ayrılmış..vs vs.
Devam ediyoruz, kaşımın ve gözümün arasındaki boşluk çok olmadığından öyle muhteşem, gölgeli göz makyajları tercih etmem zaten
pek sevmem de
ama markaların makyaj uygulamalarında yaparlarsa hayır demem, farklı görünme fırsatını kullanırım

Dumanlı göz makyajını severim, kalem veya
Smashbox’ın
krem eyelinerını kullanır ve fırça ile dağıtırım. Far olarak, Mac, Dior,
Chanel,
Clinique,
Smashbox, Estee Lauder.. kullandığım markalar arasında, göz kalemi olarak
Chanel ve Mac, maskara olarak Lancome’un Hypnose ve L’extreme’mini ve Max Factor’un ve Loreal’in çeşitli maskaralarını, farklı zamanlar için tercih ederim. Kaş kalemim
YSL’dan, fırçası ile çok pratik,tavsiye ederim.
En çok para harcadığım makyaj ürünlerinden biri de rujlardır. Genellikle doğal renkleri tercih eder, hem parlatıcı hem de kremsi yapıda rujları kullanırım. Mac,
YSL (İlk baştaki neon pembe ruju yazın almıştım
ama daha önce paylaşmadığım için fırsat
bu fırsattır deyip koydum), Benefit, Lancome, Dior, Estee Lauder,
Chanel tercih ettiğim markalar arasında. Yeri gelmişken Inglot’da
bir süre görmezden geldiğim
ama kullandığım ojeler ve rujla,
bir sürü renk seçeneğiyle sevdiğim markalar arasına girdi.
Sormak istedikleriniz veya tavsiye edecekleriniz var ise yorumlarınızı beklerim. Oh şimdi içim
daha rahat, ne zamandır yapmak istediğim
bir şeyin
daha üstünü çizebilirim.
Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
27 Eylül 2008 Cumartesi admin
Haute Couture koleksiyon denildiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Zuhari Murad, her yeni sezon olduğu gibi 2008-2009 sonbahar/kış sezonunda da Haute Couture dünyasına damgasını vuruyor.
Her detayında incelikle işlenmiş değerli taşlar ve dantel işlemeler olan elbiselerin her biri şaheser kıvamında ve kişiye özel…
Kategori modamoda.net | Yorum yapılmadı »
24 Eylül 2008 Çarşamba admin


Yağmur ve serin hava ile
bu hafta itibarıyla tanıştık, yazlık kıyafetlerin saltanatı
bitti gibi. Ben de güneşli günlerden son iki kıyafeti post edip, artık sonbahara ayak uydurmalıyım sanırım.
Kıyafetlerin ilki, dolabımın biraz arkalarını karıştırarak oluştu, sıradan
bir iş günü kombinasyonu:
İkincisi de haftasonu arkadaşlarla evde toplandığımız zaman giydim:
Size biraz ayakkabıdan bahsetmek istiyorum, bu ayakkabı yeni alışverişlerimden sayılır. Önemli bir ayakkabı tasarımcısı olan Fransız Pierre Hardy’nin Gap için tasarladığı, Gap reklamlarında, orda burda görüp, istediğim bu 3 bantlı,konyak rengi, Chloé havası olan ayakkabıyı buraya gelmeyecek düşüncesiyle aklımdan çıkartmışken, tesadüfen mağazada hem de indirimli olarak bulmam, beni çok sevindirdi. Üst bantı biraz bol, bir kaç delik daha açtırtmam lazım, pantolondan da fazla görünmüyor biliyorum ama sizin için bir resmini bulup koydum.
Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
24 Eylül 2008 Çarşamba admin
Müdavimleri arasında Mary-Kate Olsen, Jeremy Piven,Sienna Miller, Kate Hudson ve Brad Pitt gibi ünlü isimlerin bulunduğu David Yurman takı koleksiyonları, ünlü isimlerin özel davetlerde sevenerek kullandığı şık ve özel takılar üretmeye devam ediyor.
David Yurman‘ın yeni sezon için hazırladığı 18 karat altın ve gümüş malzeme üzerine mozaik kesimli rengarenk taş işlemeli küpe ve yüzük modellerini yer [...]
Kategori modamoda.net | Yorum yapılmadı »