20 Kasım 2008 Perşembe admin
Yine Larien’in önerdiÄŸi üzere ( Larien, beni çalıştırmak için bu blogu okuyor,
daha kısa saçlılar için bere önerilerini yazacağım :)), dolabınızda bulunan
ama nasıl kullanacağınızla ilgili kafanızda
soru işaretleri olan parçaların kombinlenmesi konusuna hep beraber çözüm üretme önerisi
benim de kafama yattı ve Larien konuyu ortaya
atan olduğu için, denek olmayı da
kabul ederek
bana bazı
fotograflar gonderdi.
1. Annesinin sırlar dolabı
nda bulduğu fotografta görünen 3 clutch,
demode mi ? Nasıl kullanmalı?
2. Yurtdışı seyahatleri için el bagajı olarak kullandığı çanta günlük kullanım için
uygun mu yoksa büyük mü?
Ben bu konuyu
haftasonu yazacaktım
ama laptopu ofiste bırakınca,
bir daha dönemedim ofise. Bu
postta yorumlarımı yapıp,
daha sonra baÅŸka
bir postta bulabildiğim resimlerle yardımcı olmayı düşünüyorum, bu sırada tabi ki diğer okuyucular da, yorum yapmaktan çekinmesinler.
Öncelikle belirtmem gerekir ki, clutchlar çok güzel Larien,
demode olması söz konusu deÄŸil, muhtemelen 80′li yıllardan kalmışlar, vintage deÄŸeri var, kullanılan materyal(
Krokodil baskı), görünümleri
gayet güzel.
Benim de kullanmaktan
keyif aldığım
bir kaç
tane zarf seklinde el cantam var, keÅŸke
benim annemin dolabından da ara sıra böyle süprizler çıksa

Yılan
derisi baskılı
ya gelince,
belki içlerinde en fazla özellikli olan o, gerçekten beğendim, ben hepsini kullanırdım.
Neyle kombinlenebileceğine gelince, renkleri her şeyle kullanılmaya
gayet uygun, o konuda
bir sorun yasayacağını sanmıyorum, yalnız gunduz kullanmak için çok
pratik olmayabilirler, fazla
bir şey tasımayacağın akşam gezmeleri, onlar için
daha uygun olacaktır, hayır ben zaten az şey tasırım dersen, tabi ki gunduz de kullanabilirsin. Yılan
derisi olan
daha monokrom renklerle iyi gidecektir, zaten iddialı
bir görünümü olduğu için, desenli veya baskın renkler, çantanın yeterince on plana çıkmasını engelleyecek ve görünümün goz yoracaktır.
2. sorunun cevabına gelirsek, büyük çantaları seven
biri olarak, doktor çantası tipinde olan bu çantayı ve rengini beğenmekle beraber, günlük hayatta kullanmak için biraz büyük olduğu kanaatindeyim, içini doldurmak zor olabilir, doldurmak zor olmasa da taşımak kolay olmayacaktır. Yine de sana önerim
bir gun çok volumlu ve kat kat olmayan, sade ve spor kıyafetlerle
bir kombinleyip duruma bakman,
rahat edersen kullanmaya devam etmendir.
Bu post
belki de bloga
yeni bir boyut kazandıracak ve baska
sorular olursa “cadı
ya sorun”
gibi bir etiketle devam edilmesine on ayak olacaktır, once Larien’e sonra da yorumları ile konuya katkıda bulunacak herkese ÅŸimdiden teÅŸekkürler.
Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
7 Kasım 2008 Cuma admin
Haftasonu ,
Patricia Field’in Marks&Spencer için hazırladığı koleksiyonun peÅŸine düştük.
Hafta içi
Metrocity’e bakıp,
orda bulunmadığını öğrenip, Nişantası mağazasının yolunu tuttuk.
Koleksiyon için New York temalı ayrı
bir vitrin hazırlanmıştı, hem vitrini, hem de vitrin arka fonlu bugün ne giydim resimleri çektik.
Koleksiyon çoÄŸunuzun farkettiÄŸi üzere, Sex & The City “The Movie” deki kıyafet ve aksesuarların uygulaması
gibi. Vitrinde elbiselerden çok aksesuarları beğenip, içeri daldık. Kıyafetler
tahmin edilebileceÄŸi
gibi çok kaliteli ve albenili değil,
benim zevkime göre biraz da kadınsı, film de Carrie’
nin kocaman korsajlı, drapeli
beyaz elbisesinin
siyah ve
pek başarılı olmayan
bir replikası da var.
Daha önce aksesuarların gelmeyeceği söylenmişti
ama hafta içi mağazalara ulaşması bekleniyormuş, süper, aklım
kocaman korsajlı tac,
cizgi roman tadı
nda clutch ve
belki de Roger adı verilen metal kemerde. İçerde fotoğraf çekmeme izin vermemelerine rağmen, saç aksesuarını çekebildim.
Onun dışı
nda aksesuarlardan bahsetmiÅŸken cumartesi başıma gelenleri de sizinle paylaÅŸmak istiyorum. O gun NiÅŸantaşı’
nda dolaşırken
daha once
Accessorize’dan aldığım tülden
kocaman fiyonklu tacı taktım, yanımdan geçenlerin % 99′u kafamdan gözünü alamazken, maÄŸazalarda
bir ilgi
alaka, hoÅŸ geldinizler nasılsınızlar, Topshop’ta
bir kız saçınızdaki çok güzelmiş nerden aldınız dedi, 3-4 lü kız grubu, yanlarından geçerken
biri diÄŸerine “Zeliha, Zeliha” diye seslenip,
bana hiç !! çaktırmadan, beni gösterdi..
daha neler neler. Aksesuarın gücüne inanan
biri olarak tamam farkedilmesi bekliyordum
ama bu kadarını beklemiyordum, durum fazlasıyla hoşuma giderken, herkesten farklı
bir şey taşımanın Nişantaşı
gibi modadan nasibini almış
bir yerde bile hayretle karşılanabileceğini gösterdi, anlaşılan
daha çook katedecek yolumuz mevcut.
Kıyafetin yıldızı tacı gececek olursak, gerisini oluşturanlar :
Elbise,hırka ve kemer: H&M
Ayakkabı:Topshop
Çanta ve kolye: Marc by Marc Jacobs
Tac: Accessorize
Çorap:Calzedonia
Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
3 Kasım 2008 Pazartesi admin
Haftasonu ,
Patricia Field’in Marks&Spencer için hazırladığı koleksiyonun peşine düştük.
Hafta içi
Metrocity’e bakıp,
orda bulunmadığını öğrenip, Nişantası mağazasının yolunu tuttuk.
Koleksiyon için New York temalı ayrı
bir vitrin hazırlanmıştı, hem vitrini, hem de vitrin arka fonlu bugün ne giydim resimleri çektik.
Koleksiyon çoğunuzun farkettiği üzere, Sex & The City “The Movie” deki kıyafet ve aksesuarların uygulaması
gibi. Vitrinde elbiselerden çok aksesuarları beğenip, içeri daldık. Kıyafetler
tahmin edilebileceği
gibi çok kaliteli ve albenili değil,
benim zevkime göre biraz da kadınsı, film de Carrie’
nin kocaman korsajlı, drapeli
beyaz elbisesinin
siyah ve
pek başarılı olmayan
bir replikası da var.
Daha önce aksesuarların gelmeyeceği söylenmişti
ama hafta içi mağazalara ulaşması bekleniyormuş, süper, aklım
kocaman korsajlı tac,
cizgi roman tadı
nda clutch ve
belki de Roger adı verilen metal kemerde. İçerde fotoğraf çekmeme izin vermemelerine rağmen, saç aksesuarını çekebildim.
Onun dışı
nda aksesuarlardan bahsetmişken cumartesi başıma gelenleri de sizinle paylaşmak istiyorum. O gun Nişantaşı’
nda dolaşırken
daha once
Accessorize’dan aldığım tülden
kocaman fiyonklu tacı taktım, yanımdan geçenlerin % 99′u kafamdan gözünü alamazken, mağazalarda
bir ilgi
alaka, hoş geldinizler nasılsınızlar, Topshop’ta
bir kız saçınızdaki çok güzelmiş nerden aldınız dedi, 3-4 lü kız grubu, yanlarından geçerken
biri diğerine “Zeliha, Zeliha” diye seslenip,
bana hiç !! çaktırmadan, beni gösterdi..
daha neler neler. Aksesuarın gücüne inanan
biri olarak tamam farkedilmesi bekliyordum
ama bu kadarını beklemiyordum, durum fazlasıyla hoşuma giderken, herkesten farklı
bir şey taşımanın Nişantaşı
gibi modadan nasibini almış
bir yerde bile hayretle karşılanabileceğini gösterdi, anlaşılan
daha çook katedecek yolumuz mevcut.
Kıyafetin yıldızı tacı gececek olursak, gerisini oluşturanlar :
Elbise,hırka ve kemer: H&M
Ayakkabı:Topshop
Çanta ve kolye: Marc by Marc Jacobs
Tac: Accessorize
Çorap:Calzedonia

Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
17 Ekim 2008 Cuma admin






Akaretler bugünlerde
pek bir hareketli. Sebebi ise 15-19 Ekim günleri arası
nda gerçeklesmekte olan Galatamoda Akaretler Alışveriş Festivali.
Daha once,
Galata,
Meydan ve Alaçatı
gibi farklı yerlerde gerçekleşen festivalin Akaretler ayağı
yağmurla
merhaba derken, 2 gündür güzel giden
hava sayesinde
daha çok ziyaretçi ağırlamaya devam ediyor.
Kaldırımlara kurulan standlarda bulabileceğiniz tasarımcılar arası
nda Arzu Kaprol ( Tümü
beyaz olan diğer markaların tersine
siyah çehresiyle farkını ortaya koyuyor),
Hatice Gökçe, İdil
Tarzi, Ümit Ünal,
Ezra-Tuğba Çetin (Etcetura), Mehtap Elaidi..
gibi moda sektörünün bildiğimiz isimlerinin yanısıra Gamze Saraçoğlu, Simay Bülbül, Elif Cılızoğlu, Aslı Güler
gibi isimlere de rastlamak mümkün. Aksesuar olarak
benim de tasarımlarını beğendiğim Cem Lokmanhekim ve
Aida Pekin dışı
nda,
Deniz Yegin ve fetiş tipi ayakkabılarını çok beğendiğim Sertaç Delibaş’ı bulabilirsiniz. Diğerler ayaklarda
benim hatırlamadığım,
Bobbi Brown ve Darphin
kozmetik alanı
nda festivale
destek verenlerden. Yine
daha oncekilerle karşılaştırıldığı
nda fiyat bakımından
daha yüksek kategoride markaların bulunduğu etkinlik iki
nokta iyileştirilse
daha verimli olabilirdi diye dusunuyorum Bunlardan
biri, standlar ve dukkanların arasının sıkısık olup,
rahat gezme ve alışveriş yapma imkanını kısıtlaması, diğeri ise
meydan dışı
nda bulunan markaların olayın enerji ve hoşluğundan biraz dışarı itilmiş olmaları. Ayrıca, imkan olup trafiğe kapalı alanda olabilseydi,
daha bir festival havası
nda olabilirdi. Giyim tarzı olarak güzel örneklere sahip insanlar da görmeme rağmen, durdurup fotograf çekmediğim için sadece gördüğümle kaldım diyebilirim.
Lounge 102 müziğinin ortamı
daha hoş hale getirdiği festival,
haftasonu yapacak
bir şeyler arayanlar, güzel havanın tadını çıkarmak isteyenler, farklı tasarımlara ulaşmak isteyenler , sergilenen markaların yanısıra
Marc Jacobs, Marni, Chloé.. butiklerini de gezip tam
bir alışveriş çılgınlığı veya güzel
bir windowsshopping deneyimi yasamak isteyenler için, Nero’da
bir kahve içip, çevredeki diğer restoranlarda
bir şeyler atıştırarak alternatif
bir haftasonu aktivitesi olabilir.
Semte yakın olmanın veya oralardan geçmenin avantaj olduğu ancak uzaktan gelecek olanlar için umduğunu bulamama durumunun olabileceğine karsı, sizi şimdiden uyarmam yerinde olur sanırım.
Moda nerde cadınız
orda, şimdilik kalın sağlıcakla :))
Okuyucuya not: Peki sen ne aldın diyenleri duyar gibiyim, ben bütçe ve ruh hali olarak alışveriş modunda değildim.
Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
24 Eylül 2008 Çarşamba admin


Yağmur ve serin
hava ile bu
hafta itibarıyla tanıştık, yazlık kıyafetlerin saltanatı
bitti gibi. Ben de güneşli günlerden son iki kıyafeti post edip, artık sonbahara ayak uydurmalıyım sanırım.
Kıyafetlerin ilki, dolabımın biraz arkalarını karıştırarak oluştu, sıradan
bir iş günü kombinasyonu:
İkincisi de haftasonu arkadaşlarla evde toplandığımız zaman giydim:
Size biraz ayakkabıdan bahsetmek istiyorum, bu ayakkabı yeni alışverişlerimden sayılır. Önemli bir ayakkabı tasarımcısı olan Fransız Pierre Hardy’nin Gap için tasarladığı, Gap reklamlarında, orda burda görüp, istediğim bu 3 bantlı,konyak rengi, Chloé havası olan ayakkabıyı buraya gelmeyecek düşüncesiyle aklımdan çıkartmışken, tesadüfen mağazada hem de indirimli olarak bulmam, beni çok sevindirdi. Üst bantı biraz bol, bir kaç delik daha açtırtmam lazım, pantolondan da fazla görünmüyor biliyorum ama sizin için bir resmini bulup koydum.
Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
7 Ağustos 2008 Perşembe admin
Haftasonu havuz dönüşü,
plaj çantamı ve şapkamı herzamanki
gibi bir köşeye fırlatıverdim.
Bazen evimde kediler yokmuş
gibi davranıyorum
ya, sanki hala alışamadım üç yıldır

Evde öyle
orda burada kıyafetlerinizi unutursanız, çantanızı yanlışlıkla savunmasız
bir yere bırakırsanız ,başınıza geleceklerden kediler sorumlu değildir. Bizimki yine fırsatı kaçırmadı, çantanın içine atladı,
bana da
onu görüntülemek kaldı
Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »