6 Kasım 2008 Perşembe admin
Bugun biraz şımarık
bir günümdeyim haklı olarak, daha önce de belirttiğim
gibi blogum bugün 1
yaşında
Bu geçen 1 senede genelde güzel deneyimlerim oldu,
yeni insanlar tanıdım,
merak edildim,
bol bol iltifat aldım,
Vogue’a
kapak oldum :)))) Bugün bunların karşılığını verme günü demek isterdim
ama o gün bugun değil,
malum sahıs
bu akşam yurda dönüş yapacak, ne getireceğini ben de sizin kadar
merak ediyorum.
Sürpriz konusunu gececek olursak,
bu blogu oluÅŸturmamda ve devam ettirmem de, her konuda bana hep
destek olan
sevgilim G.’ye,arkadaÅŸlarım D.ve B.’ye çok teÅŸekkür ediyorum,
burda birer
harf olsalar da, deÄŸerleri
benim için çok büyük, onlar
bu satırları okuyacak olurlarsa zaten kendilerini tanıyacaklardır :p Onların dışında daha önce de dediğim
gibi siz yorum, fikir, bilgileriyle
destek olan,
hepsi birbirinden tatlı okuyucularıma da yine teşekkür etmek istiyorum, iyi ki varsınız.
Sıkıcı
Oscar konusmaları
gibi uzamadan sizlere sormak istediÄŸim baÅŸka
bir şeyler var. Yıl içinde
pek çok yapmak istediğim şey olmasına rağmen genelde
vakit yetersizliÄŸi ve tembellikten
bu konulara eğilemedim. Öğrenmek istediğim,
bu blogta baÅŸka nelere yer vermemi istersiniz, keÅŸke ÅŸu
olsa daha iyi olurdu dediğiniz şeyler var mı? Eminim söyleyeceklerinizin çoğu
benim düşüncelerimle örtüşecektir
ama yine de bilmek istiyorum.
Bu doğum gününü, blogu daha iyi hale getirmek için
bir fırsat olarak görü
yorum, sizlerinde bana yardımcı olacağınızı ve sevincimi paylaşacağınızı düşünü
yorum.
Sevgilerimle x
Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
20 Ekim 2008 Pazartesi admin
Christian Louboutin for Rodarte koleksiyonunda yer alan çivili ayakkabılar, yeni sezona damgasını vuran trendi ayakkabı modeli olur mu bilinmez ama bu ayakkabı modelini tabi ki ilk kez moda">moda ikonu Victoria Beckham giydiğinde gördük. Ardından pek çok davette ve gece gezmesinde giyilmeye başlanan bu ayakkabının görünümü biraz itici olsa da, giyenler farklı görünümü, tarzı ve dikkat çekiciliği [...]
Kategori modamoda.net | Yorum yapılmadı »
3 Ekim 2008 Cuma admin
Geç kaldım evet biliyorum ama bayram dolayısıyla anca yazabiliyorum. Bu arada Burcu ‘ya da çok teşekkür ediyorum. Gelelim cevaplara:
1)İsminiz?
Bloğumuzda da yazdığı gibi ismim Gözde. Farklı birşey yok yani:)
2)Nerelisiniz?
Mersinliyim. Üniversite dolayısıyla İzmir’e geldim ve burada kaldım. Çok seviyorum İzmir’i çok..
3)Yaşadığınız Yer?
İzmir/Bornova’da yaşıyorum. Bir ömür burada yaşayabilirim.
4)Mesleğiniz?
Öğretmen olmaya çalışıyorum:)
5)Hobileriniz?
Klasiklerden başlarsak, kitap-gazete okumayı, müzik dinlemeyi ve film izlemeyi çok seviyorum. Yemek yapmak ve yeni tarifler denemek hoşuma gidiyor. Yemek yemeyi de çok sevdiğim için güzel bir uğraş benim için. Üniversite döneminde başladığım dans sevdam hala devam ediyor. Latin danslarıyla başlamıştım şimdi tango yapmak istiyorum.
6)Evli misiniz?
Eveeeetttt evliyim..
7)Kaç çocuğunuz var?
Şu anda çocuğumuz yok.
8)En Sevdiğiniz yemek?
Ters bir soru. Şöyle değiştirelim soruyu: Sevmediğiniz yemek? Cevap veriyorum: Hiçbiri. Hiç abartmıyorum, yemek seçme huyum asla yoktur, ne olsa yerim. Gerçekten..
9)Sevdiğiniz müzik türü?
Kesin bir tarz söyleyemeyeceğim. Kulağıma güzel gelen, bulunduğum ortamda beni keyiflendiren her tür müziği seviyorum.
10)Nerelere gitmek istersiniz?
Öncelikle ülkemdeki her yeri gezmek istiyorum. Karadeniz’e hiç gitmedim mesela merak ediyorum, doğuyu görmek istiyorum. Hepsini bitirdikten dünya turuna çıkmak isteyebilirim mesela. 1,5 sene yaşadığım İngiltere’nin birçok şehrini gezme imkanım oldu, İskoçya’yı ve Fransa’nın bazı şehirlerini de gördüm. Çok güzel yerler var ama Türkiye’de öyle yerler var ki kıymetini gerçekten bilmemiz lazım. Dediğim gibi önce kendi ülkemi keşfetmek istiyorum..
Kategori gozdeayse.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
3 Ekim 2008 Cuma admin

Tüm iç geçirmelerime ve çabalarıma rağmen çok isteyipte gidemediğim Barcelona’
ya sevgili yine
gitti ve döndü.
Bu seyahatte bulunamam onun için daha az masraflı (mı?)ve az yorucu olmakla beraber, konuşmalarımız sonucunda belirttiğim listeden, bulamadığı için,
bir tek paltoyu almış
olsa da,
beni haberim olmayan ( Nasıl gözümden kaçmışsa?
Plastik ayakkabılar ilgi alanıma fazla girmediği için olabilir)
yeni bir marka- tasarımcı işbirliği ile tanıştırdı.
Vivienne Westwood Anglomania ve
plastik ayakkabılarıyla ünlü
Brezilya markası Melissa, Melissa’nın 08 kış koleksiyonu için
bir araya gelmiş. 1979′da orjinal “jelly sandal”ı yaratan Melissa, % 100 ekolojik ve yaratıcı tasarımları ile , yılda 2,3 milyon çift ayakkabı satan
bir PVC ayakkabı üreticisi.
İngiltere’
nin asi yeteneği ve
bende farklı
bir yeri bulunan
Vivienne Westwood’un ‘00 yılında çıkarttığı koleksiyonu “Summertime”da deri versiyonuyla yer alan Mary Jane’ler Melissa’nın dokunuşuyla
plastik olarak yeniden doğ
muş. Serinin diğer tasarımı ise Melissa’nın en çok satan modellerinden
biri,
Ultragirl adında ve 2 farklı
modeli bulunmakta.
Biri yine
plastik, iç tabanı çiçekli ve diğeri ki, bana hediye edilen versiyonu,
plastik üstü
kadife benzeri kumaşla kaplı ve iç tabanı bayan Westwood’un favorisi tartan kumaştan ve yanlarında alamet-i farikası The Orb logosu bulunmakta. Mary Jane olanlar
yağmurlu
bir gün için iyi
bir seçim
olsa da
benim için biraz fazlalar ancak bana hediye edilenler, giyebileceğim farklı ve
sevimli bir seçim, üstelik çok rahatlar, teşekkürler sevgili

. Diğer alınanlar,
koza şeklinde gri
palto, ki İngiliz
Instyle’da görülüp son anda sipariş vermiştim, renkli
angora triko elbise ki
bol bol giyeceğimi sandığım
bir parça, byine
angora ve
bu sene pek çok koleksiyonda görülen hayvan desenlerine örnek geyik desenli, sıcacık tutması muhtemel, günlük ve spor kombinasyon parçası
bir hırka ve colorblock üst ( Son 3 tanesinin seçimi tamamen kendine aittir).

Sevgili de alışverişe meraklı olduğundan ve istememe rağmen blogta erkek modası ile ilgili hemen hemen hiç
bir şey yer almadığından, varsa! erkek okuyucularım için de onun alışverişlerinin fotoğraflarını da koymaya karar verdim. İçlerinde en beğendiklerim, fermuar detayları ile H&
amp;M
palto, fazlasıyla güzel
mavi tonuyla,
mavi-gri klasik Adidas eşofman üstü (Esofman üstü, jean ve spor ayakkabı kendisinin üniformasıdır) ve diğer
bir tasarımcı-marka işbirliği ürünü Marc Jacobs -Vans ayakkabıları ( Hayır bana
bu adama para harcı
yorum diye laf eder
ama kendisi de konuya kayıtsız kalamamış, neyse) Unutmadan, Philippe Starck with Fossil tasarımı saatini de
pek havalı buldum.
Bir seyahatten arda kalanlar bunlar, henüz konuşmak için erken
olsa da Kasım ayında ikimiz için olması yüksek ihtimal
bir Paris seyahati gözüküyor, umarım gerçekleşir ve ben de sizinle paylaşabilirim. Biliyorum
bayramın son günü
ama adet yerini bulsun, herkese iyi bayramlar ve iyi tatiller.

Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
29 Temmuz 2008 Salı admin
Siyah pantolon ve beyaz tişörtle giyilen taşlı ceketleri ve smokin ceketi kalbimi kazandı. BALMAIN ceketi almak ya da giymek, işte tek mesele bu (olsa)…

Kategori kimseokumazsabenokurum.blogspot.com | Yorum yapılmadı »