moda, kadın ve güzellik hakkında aradığınız bilgiler


Wish list : October

2 Ekim 2008 Perşembe admin

Tatil ya, postlara devam. Bu ay ki wish list çoğunlukla ayakkabı ve botlardan oluşuyor, bazında çok istediğim bir şey yok, şimdilik!!! :
1. Fall 08
2.Gucci Fall 08 ( zımba detaylı gladyatörler, hmmmmm!!!)
3. SS09(Desenlerin karışımına ve renklere bayıldım)
4. Fall 08 Botlar: Vegan materyali, renkleri, arkadaki metal plakası ve boyunuzu en az 10 cm uzatan dolgu topukları ile başarılı :)
5.YSL Platform botlar: Geçen kış Paris ">Moda haftasında Fransız ’un editörü Carine Roitfeld’in ayağında görüp vurulduğum, über yüksek botlar.
6. F/W 08 denim sort: Biliyorum, çok saçma ama bu yırtık pırtık, şorttan ’den üzerinde görünce, hoşlanmaya başladım. ’da var, bulunmasına şaşırdım yalan olmaz, benim bedenime yakın olan 28( Ben markaya göre 26-27 giyiyorum) bedeni vardı, dalgaya düşüp şansını kaçırdım, nasıl duracağını merak ediyorum. En yakın kız arkadaşımla o günden bu havayı verebileceğimiz bir bu için harcamaya hazırız, benim dolabımda 30 beden ( hiç bir 30 beden olmadım sadece jeanin bol duruşunu sevdiğim için almıştım) Levi’s 501 im sanırım bu uğurda harcanmaya , çünkü o verebilecek 400 kusur liram olduğunu sanmıyorum.
7.: Bu listedeki en ulaşılabilir 2 şeyden biri, sizlerin pek hoşlanmadığı, çoraplarla giymek için çok .
8.Anya Hindmarch for : I’m not a plastic bag ile fenomen olan İngiliz tasarıı , şimdi fiyatları ile ünlü için tasarlamış, ben sipariş verdim, bulunabilirse :)

Avrupa’nın en büyük outlet’i “Viaport Alışveriş Merkezi” İstanbul’da açılıyor

11 Temmuz 2008 Cuma admin

İstanbul Kurtköy’deki ’nin ve ’nın en k outlet’i Viaport Alışveriş Merkezi 29 Temmuz’da kapılarını açıyor.
, Versace gibi pek çok markayı çatısı altında birleştiren Unitim, bu markaların bir bölümünü outlet’e taşıyacak. ve Eren ile de ü outlet’e getirecek Viaport, 29 Temmuz’da faaliyete geçiyor.
Bu , hem Türk perakende sektörünün yeni yeni tanıştığı outlet kavramının gelişmesi, [...]

King Paolo’dan klimalı ayakkabı devri

19 Haziran 2008 Perşembe admin

Klimalı yakkabılar, King Paolo tarafından üretiliyor. Yeni nesil klimalı ayakkablar darbe emici sistem, adaptasyon sistem, klima comfort sistemi olamk üzere 3 sistemli ayakkabı olarak da adlandırılıyor. Firmanın tamamen kendi teknolojisini kullanarak ürettiği bu ayakkabların süreji iki yıl sürdü. Klima sistemi, ayakkanının “topuk yastığı” denen bölümüne yerleştirilmiş. Buradan aakkabının tabanına yayılan hortum, tribünlerde biriken kirli [...]

Masmavi bir deniz ve yemyeşil doğa

14 Haziran 2008 Cumartesi admin

Besken İnşaat tarafından gerçekleştirilen, su kadar özgür ve duru bir sunan TerasSu Projesi, Bodrum Hebil Koyu’nda hayal ettiği alanına sahip olmak isteyenleri bekliyor.

Antalya the Marmara

5 Mayıs 2008 Pazartesi admin

Balayında kalacağımız oteli seçerken önce yeri seçtik, yani Antalya. ırlayanlarınız vardır, Kıbrıs ve Antalya arasında kalmıştım. Antalya’da da mevsim itibariyle denize girme ihtimalimizin düşük olduğunu bildiğimiz için hem merkeze yakın olan, hem de “herşey dahil” gibi bir sistemle bizi sınırlamayacak bir yer olsun istedik. Sonuçta eleye eleye Lara’ da bulunan The Marmara’ya karar verdik. bu kararda, Berk’ in otellere bilgisayar programı satışı işinde çalışan abisinin bizim için çok k bir (3te biri kadar) yaptırması da etkili oldu :))

Mimar olmamdan dolayı otelle ilgili biraz bilgiye sahiptim. Bu otelin özelliği ana binada konumlanmış 208 odasından başka ayrı bir binadaki 24 odanın dönmesi. (Fotoğrafta öndeki küçük blok, dönen kütle; arkadaki ana kütle) Bizim kaldığımız sürede bina kendi etrafında dönüşünü 7 saatte tamamlıyordu. Dönen odalardayken binanın döndüğünü hissetmiyorsunuz çünkü kütle dönme hızına oranla çok küçük, çok yavaş dönüyor. Yalnız şu ilginç: bir sabah ana binaya bakarak uyanırken ertesi sabah manzarasıyla uyanıyorsunuz. Dönen oda tasarlamak mimarı oda manzarası kaygısından da kurtarmış oluyor. Çünkü bütün odalar aynı saatte olmasa bile illa ki günün bir saatinde denize bakıyor.

Otelde genel olarak cephe mimarisinden çok iç mimariye ve detaylara ö verilmiş. ın içinde , değişik aydınlatma teknikleri, akla gelmeyecek malzemelerden süslemeler… Özellikle odada küvetin duvarında kullanılan üç çalı süpürgesi oldukça eğlenceli bir hava katmıştı. Bir de benim en çok dikkatimi çeken otelin kendine has bir damgasının olması ve bu damganın havlulara olarak, lavanta kesesinin üzerine, tuvalet kağıdına ve odadaki peçetelere damga olarak, restaurantında peçetelerde yaldız baskı olarak kullanılmasıydı. Kısacası günlük ın tasarlanan mimariyle içinde işlemesini başarmışlar. Bu genelde zor birşeydir: mimar tasarlar, en ayrıntıları imalat sırasında başında durur, yaptırır. Ama faaliyete geç tasarlanandan tamamen farklı yönde bir işleyiş olur çoğu . Ama dediğim gibi burada sanki herşey aşamasında planlanan şekilde işliyordu.

Neyse çok dağıttım konuyu :)) işte dönen oda ve balayı çiftine yapılan ikram. (bu arada şarabı içemedik; küçücük bir tirbüşon getirmişler mantarı sıtı, çıkartamadık.)

Bunlar da odadan bir manzara ve falezlerden .

(Bu arada yalnızca bir gün kenarına indik. Diğer günler hava o kadar değildi. Ben denize girmeye yeltendim ama çok soğuktu, sadece lenmekle yetindim. Berk daha cengaver çıktı, o girdi.)

Ve otelin restaurantı, lobisi, toplanma mekanı, adı da : Tuti. Lobide de en dikkat çeken şey ortada bulunan her kolonun farklı bir şey için kullanılıyor olmasıydı. Şöyle ki: en soldakine tırmanma duvarı yapmışlar, tırmanma antrenmanı için kullanılıyordu. Yanındakine bir sürü çerçevede asmışlardı. Onun yanındakini tavana kadar kitaplık yapmışlardı. Ortadaki iki tanenin ortasına iki tane salıncak asmışlardı. Onun yanındakini beyaza boyayıp bırakmışlar, her gelen oraya ı yazmış, ı duvarı olmuştu. (biz yazmayı unuttuk) Onun yanındaki kolonu Türk köy evi gibi yapıp her tarafından kuru bakliyatlar sarkıtmışlardı. En sağdaki kolonu ise tavana kadar yer yer ahşap raflarla donatıp raflara kavanozlar koymuşlardı.

İstanbul Sapphire; Latin Amerika’da

17 Nisan 2008 Perşembe admin

Cityscape fuarında ‘Geleceğin Projesi’ ödülü verilen, New York’ta ‘En iyi web sitesi’ ödülünü alan İstanbul Sapphire, Latin Amerika’nın ünlü lifestyle dergisi Le Fourquet dergisinin kapak konusunda yer aldı.

…::ının tamamı::…

Umut Dolu çantalara kulak verin

14 Nisan 2008 Pazartesi admin

’nın önde gelen ">aksesuar markalarından , ’ye gelişini anlamlı bir organizasyon ile kutluyor. 29 Ünlü çıya, satış gelirinin tamamı Bizim Lösemili Çocuklar vakfına bağışlanacak olan çantalar hazırlatan , Mayıs ayı içerisinde düzenleyeceği organizasyonla da, bu özel çalışmayı tanıtacak.
’den projeye destek veren isimlerin çantaları 2.500 YTL’ye sabit fiyat ile satılırken Brooke Shields, Mandy Moore ve Reed [...]

Akrilik Bahane Pick Me!ler Şahane

11 Nisan 2008 Cuma admin

Hani çok değişik bir görürsünüz keşke ’de olsa hemen alsam dersiniz. İşte Pick Me! el icadı gibi görünüp, ecnebi ismiyle iştah kabartıyor, sonra bir Türk olarak sürprizini yapıyor. Kolyelere de üklere de bayıldım.
Pick Me!lerin babası tasarıı, ilüstratör Sadi Tekin diyor ki; “Pick Me!, benim yla başladığım bir projem, markam. ük, , ve iğnesi ile başlayıp ev-ofis ına, aydınlatma objelerine kadar gidecek bir . Aslında 2005′ ufak ufak üzerinde çalışıyordum, IDW’06 ve ‘07′de de ufak sunumlarla sergilemiştim de. Ancak piyasaya çıkması 2007 Aralığını buldu.
Şu anda Karınca mağazasında, Blisskiss Nişantaşı ve Karum mağazalarında şimdilik ük koleksiyonu ta (ben hemen Karınca’ya koştum baktım, süperler…). 22 Nisan’dan itibaren İstanbul Mağazalarında ( ve ) kolyelerle birlikte a çıkacak. Akabinde yurtiçi ve yurtdışı satış noktalarını arttırmak istiyorum.
Pick Me!nin heyecanı temelde, onun farklı renklerde, ve edilebilir olmasından kaynaklanıyor. , ve iğneleri ise, tamamen benim el çizimlerimden oluşmakta. Ve bütün tasarımların üretim yöntemi 3 mm. kesim akrilik.”





Hülya Dergisi Mart Çekimi Mi?

29 Mart 2008 Cumartesi admin

Yaratıcı editoryallerimiz varmış da, haberimiz yokmuş. dergisi ayı için derlenmiş aşağıdaki editoryaller. Dergiyi birkaç yıl önce bir kere aldım. O aralar her ay kapağında dergi sahibinin fotoğı yer alıyordu. Hala öyle mi bilmiyorum. Bu kadar megalomanca bir yaklaşım bir de adlı haftalık dergisinde vardır. Türk ı anca tanıdığı ve “sevdiği” ünlü yayın sahibi olunca ve sadece onun resmini kapakta görünce mi dergi alır? Yani ve adlı dergilerimizin olması Türk ın ünlü alışkanlığından mı kaynaklanmıştır? Dergi projesi gündemdeyken bu böyle mi araştırılmıştır? Bu arada Dishy dergisinde de bir kapak megalomanyası söz konusuydu, onu da 4,5′tan 5′ sıralamaya sokmak gerek.

Hal böyle olunca dergiyle ilgili beklentim de çok azdı zaten. hiç yoktu. Ancak bu editoryalleri dergiden hiç beklemezdim. Çünkü her dergi herkese hitap etmez. Tüm yayınların hedefi ve kişiliği farklıdır. Aynı ve arasında dağlar kadar olduğu gibi ve arasında da vardır. Haftalık ile aylık arasında da anlatılmaz yaşanır farklar vardır. Özellikle ’daki farklardan bahsetmeyeceğim. Okumamış olana sürpriz olsun. Herşey hedef kitle işidir. Öyle değil mi hedef kitle?
Neticede dergisi çekimleri beni şaşırtmıştır.

Not: Hani dışarıda ünlünün ya da mankenin kaç kere dergilere kapak olduğu gibi bir yarış vardır ya, ve dergilerinin sahipleri kendi yayınlarını sayıyorlar mı? Sayıyorlarsa bizim “ünlüler” kapak çekimleriyle döverler.

">Moda Editörü: Z. Berhan Yılmaz
: Mehmet Erzincan

Çizgili çorapları, ları, MAC artisti tarafından yapılan ını ve modelin elindeki tablodaki üzüm yaprağını çok beğendim.

Kars Kağızman İlçesi İlköğretim Okuluna Eğitim Desteği

15 Mart 2008 Cumartesi admin

Herkese Merhaba, daha önce yardımında bulunduğumuz Kars Kağızman İlköğretim okuluna şimdide gezilerine katkıda bulunmak istiyoruz, aranızda yardım etmek isteyen vardır belki….
Sevgilerimle
Yeliz
Merhaba Yeliz Hanım,
Ben Kars’tan Yasemin hoca yardımında bulunmuştunuz öğrencilerimize, sizin gibi yardımsever insanların sayesinde şuan öğrencilerimizin ne nede kırtasiye ihtiyaçları kaldı. Şuan onlar için çok bir planlıyoruz. Buda Çanakkale, Anıtkabir, İstanbul [...]