moda, kadın ve güzellik hakkında aradığınız bilgiler


Tatilde kilo almamak için !

7 Temmuz 2008 Pazartesi admin

tatili geldi çattı.hava ,dondurmalar,şekerli içecekler,mangallar ızgaralar derken bir süre diyeti unutacaksınız !

Durmayın Güzelleşin

14 Haziran 2008 Cumartesi admin

durma-sasirt-kendini.jpgEvde hazırlayabileceğin ve kolay karışımlarla cildini canlandırmaya, kendini şımartmaya ne dersin?

SAÇ
BESLEYİCİ KARIŞIM

Malzemeler
Bir yumurta
Bir çay kaşığı bal
İki çorba kaşığı zeytinyağı

Yapılışı
Yumurtayı bir kaseye kırdıktan sonra, balı içine kat ve elektrikli mikserle 10 saniye kadar karıştır. Zeytinyağını yavaşça ekleyip 20 saniye daha karıştır. Karışımı duşa giderken yanına al. Her zamanki gibi saçını şampuanla yıka, kremle ve durula. Sonra bu besleyici karışımı 5 dakika masaj yaparak uygula (gözlerinden uzak tut). Saçını ılık su ile iyice durula.

CİLT
ELMALI PEELING

Malzemeler
Bir orta boy
5 çorba kaşığı bal

Yapılışı
Elmayı soyup iyice rendele. Balı katıp güzelce karıştır. Cildine sür ve 10 dakika beklet. Sonra su ile yıka. Günde bir de cildin için çok yararlı.

EL-AYAK
İN İÇİN ŞEFTALİ

Malzemeler
Yarım taze şeftali (tazesi yoksa küçük bir avuç dolusu kurutulmuşunu kullanabilirsin)
Yarım fincan şeftalili (oda sıcaklığında) Bir çorba kaşığı bal

Yapılışı
< Tüm malzemeyi blender’la karıştır. Eline bolca sür. 10 dakika beklettikten sonra yıka. Daha etkili olması için bekleme sırsında üzerine jelatin ve havlu sarabilirsin. Böylece ellerin yumuşacık olacak.

Kaynak: heygirl.com.tr

Antalya the Marmara

5 Mayıs 2008 Pazartesi admin

Balayında kalacağımız oteli seçerken önce yeri seçtik, yani Antalya. ırlayanlarınız vardır, Kıbrıs ve Antalya arasında kalmıştım. Antalya’da da mevsim itibariyle denize girme ihtimalimizin düşük olduğunu bildiğimiz için hem merkeze yakın olan, hem de “herşey dahil” gibi bir sistemle bizi sınırlamayacak bir yer olsun istedik. Sonuçta eleye eleye Lara’ da bulunan The Marmara’ya karar verdik. Tabi bu kararda, Berk’ in otellere bilgisayar programı satışı işinde çalışan abisinin bizim için çok k bir (3te biri kadar) yaptırması da etkili oldu :))

Mimar olmamdan dolayı otelle ilgili biraz bilgiye sahiptim. Bu otelin özelliği ana binada konumlanmış 208 odasından başka ayrı bir binadaki 24 odanın dönmesi. (Fotoğrafta öndeki küçük blok, dönen kütle; arkadaki ana kütle) Bizim kaldığımız sürede bina kendi etrafında dönüşünü 7 saatte tamamlıyordu. Dönen odalardayken binanın döndüğünü hissetmiyorsunuz çünkü kütle dönme hızına oranla çok küçük, çok yavaş dönüyor. Yalnız tabi şu ilginç: bir sabah ana binaya bakarak uyanırken ertesi sabah manzarasıyla uyanıyorsunuz. Dönen oda tasarlamak tabi mimarı oda manzarası kaygısından da kurtarmış oluyor. Çünkü bütün odalar aynı saatte olmasa bile illa ki günün bir saatinde denize bakıyor.

Otelde genel olarak cephe mimarisinden çok iç mimariye ve detaylara ö verilmiş. ın içinde , değişik aydınlatma teknikleri, akla gelmeyecek malzemelerden süslemeler… Özellikle odada küvetin duvarında kullanılan üç çalı süpürgesi oldukça eğlenceli bir hava katmıştı. Bir de benim en çok dikkatimi çeken otelin kendine has bir damgasının olması ve bu damganın havlulara olarak, lavanta kesesinin üzerine, tuvalet kağıdına ve odadaki peçetelere damga olarak, restaurantında peçetelerde yaldız baskı olarak kullanılmasıydı. Kısacası günlük ın tasarlanan mimariyle içinde işlemesini başarmışlar. Bu genelde zor birşeydir: mimar tasarlar, hatta en ayrıntıları imalat sırasında başında durur, yaptırır. Ama faaliyete geç tasarlanandan tamamen farklı yönde bir işleyiş olur çoğu . Ama dediğim gibi burada sanki herşey aşamasında planlanan şekilde işliyordu.

Neyse çok dağıttım konuyu :)) işte dönen oda ve balayı çiftine yapılan ikram. (bu arada şarabı içemedik; küçücük bir tirbüşon getirmişler mantarı sıtı, çıkartamadık.)

Bunlar da odadan bir manzara ve falezlerden .

(Bu arada yalnızca bir gün kenarına indik. Diğer günler hava o kadar değildi. Ben denize girmeye yeltendim ama çok soğuktu, sadece lenmekle yetindim. Berk daha cengaver çıktı, o girdi.)

Ve otelin restaurantı, lobisi, toplanma mekanı, adı da : Tuti. Lobide de en dikkat çeken şey ortada bulunan her kolonun farklı bir şey için kullanılıyor olmasıydı. Şöyle ki: en soldakine tırmanma duvarı yapmışlar, tırmanma antrenmanı için kullanılıyordu. Yanındakine bir sürü çerçevede asmışlardı. Onun yanındakini tavana kadar kitaplık yapmışlardı. Ortadaki iki tanenin ortasına iki tane salıncak asmışlardı. Onun yanındakini beyaza boyayıp bırakmışlar, her gelen oraya ı yazmış, ı duvarı olmuştu. (biz yazmayı unuttuk) Onun yanındaki kolonu Türk köy evi gibi yapıp her tarafından kuru bakliyatlar sarkıtmışlardı. En sağdaki kolonu ise tavana kadar yer yer ahşap raflarla donatıp raflara kavanozlar koymuşlardı.

Soğuk suyla selülite son!

30 Nisan 2008 Çarşamba admin

yaklaşıyor. Kader zannettiğiniz portakal ündeki selülitlerden kurtulmak için…

Pierre Cardin ‘08 eşarp modelleri

29 Nisan 2008 Salı admin

aylarının gelişiyle etkisini iyiden iyiye hafifleten havalar, nadiren de olsa etkisini gösteriyor. Serin hava esintisinin sıklıkla yaşandığı şu günlerde bir ile hem şıklığınızı tamamlamak hemde kendinizi serin havadan korumak istiyorsanız eşarpları tam size göre.
, çiçekli motifleri ve ile aradığınız şıklıktaki nda.

John Frieda Collection Sheer Blonde serisi

27 Nisan 2008 Pazar admin

aylarının yaklaşmasıyla doğadaki tüm renkler yavaş yavaş canlanmaya başlıyor. Bu lığa en hızlı ayak uyduran ise her zamanki gibi sezonun trendlerini takip eden larımız…
havalarda ve şapkalara gizlediğimiz larımız, in ünü göstermesiyle gibi parıldayan sarı gölgelere ve ışıltılara bürünüyor.
Ancak dikkat çekiciliği tartışılmaz olan ve ışığı bu kadar hızlı ve etkili yansıtan sarı [...]

Yağmur

9 Nisan 2008 Çarşamba admin

Bugün İzmir’de hava kapalı ve nispeten .Haftasonumuz yağışlı geçecek galiba.Sınavlar öncesi bu sıkıntı tuz biber oldu.Ne yapalım li günler de göreceğiz elbet.Girne’nin havasından bir Bellapais manzarası…Lokmacı kapısının açıldığı bu anlamlı(!!!!!)güne uygun düşsün diye…Bu konuyu açmayayım ben en iyisi…Biraz kızgınım sanırım…Belki de kötümserim bilemiyorum.Yeri gelmişken bir de sayın Bülent Ecevit’in ruhuna dualar okumak geldi içimden…

Tarçınlı, Yıldız Anasonlu Çilek Kompostosu

9 Nisan 2008 Çarşamba admin

Biliyorum daha çilek mevsimi değil, ama ne yapayım dayanamadım.. Çünkü bu tarifi - dergisinin Eylül 2007 sayısında yer alıyor- denemek için epey bir bekledim. Çilekleri görünce artık daha fazla bekleyemeyeceğime karar verdim:)))

Annem, çilek kompostosu yaparken çilekleri de suyla birlikte kaynatırdı; bu seferde çilekleri erirdi.. Ama bu tarifte çilekleri suyla kaynatmıyoruz ve baharat ekliyoruz..

Sonuç: Ev halkı tarafından çok beğenildi.

Gerekli malzeme:

-1/2 kg. çilek
-1 litre su
-4 kahve fincanı tozş
-1 çubuk tarçın
-1 yıldız anason

1. Çilekleri temizleyip yıkayın. Çilekleri istediğiniz klükte ve şekilde kesin. Ben kleri ortadan ikiye ayırdım, küçükleri ise olduğu gibi bıraktım.

2. Tarçın, yıldız anason ve ş ilave edilmiş suyu bir tencereye alıp orta ateşte kaynatın. Birkaç dakika sonra ocaktan alın.

3. Çilekleri şekerli suyun içine atın. Ilınınca buzdolabına koyun. servis yapın.

dugun davetiyesi-nisan pastasi

9 Nisan 2008 Çarşamba admin

Yorumlara pastam ve davetiyemle ilgili ı yazmadığım için sitem gelmiş, aklımda ama maalesef yazamadım.

Ancak bugün yazabiliyorum.


 

Önce davetiye :
haftasonu adlı ımda bahsettiğim üzere organizatör Derya Ablayla beraber koza davetiye nin üç adet kocaman klasöründeki yüzlerce modelden seçtik. Daha doğrusu ben umutsuzca davetiye sayfalarını çevirirken Berk “Bu nasıl?” diye gösterince bulmuş olduk. Otelin salonu ağırlıklı olduğu için organizasyonda renklerinin kullanılmasına karar vermiştik. ( kelebekli peçetelikleri yazmıştım daha önce) Davetiye de bu konseptte oldu. Biraz aslında ama oldukça ve temaya çok uyan bir davetiye oldu. Aslında zamanlamayı ayarlayabilseydik ben özel yapım (kendi tasarlayabileceğim) bir davetiye istiyordum ama maalesef ayarlayamadık. Olsun bu davetiye de içime sindi.

Pasta :

pastasını ise biz seçmiyoruz o yüzden düşünecek bir şey azaldı. Otel pastayı sağladığı için bu konuda rahatız bir tek iç malzemesini seçeceğiz.

Ama veya nişanda pasta seçmek isteyen arkadaşlara tavsiyem kesinlikle pelit tir. Nişan pastamı -bize yakın olduğu için- fabrikasından gidip seçmiştim. Eğer krema sevmiyorsanız ve çikolata-fıstık seviyorsanız, pasta siparişi verirken bol fıstıklı olmasını söyleyin. İnanılmaz oluyor.

Bir de şunu ekleyeyim o düğünlerde gördüğünüz pastaların hepsi makettir. Yalnızca çiftin kesmesi için bir dilimlik pasta konulur, çift bütün pastayı keser gibi yapıp sadece o dilimi keser. ( Maket olmak da zorunda aslında. Şöyle ki, eskiden maket yokken katlı pastalar salonlara gelirmiş. Fakat aylarında veya kış ayında bile olsa kapalı mekanda ışıkların da etkisiyle pastanın ekşime riski var. Biliyorsunuz ki ekşi kremadan zehirlenmek de başka birşeye benzemez. ) Misafirlere dağıtılan pasta ise daha önceden dilimlenmiş olarak pastanenin kasalı aracında yerine ulaşır. Böylece servis edilirken ısınmış-ekşimiş pasta yeme riskiniz olmaz.
Bir de maketten ekstra bir ücret alınmıyor.

Bu da benim nişan pastam : (Nişan konseptim de “turuncu” ydu. Pasta, elbisem, nişan şekerleri ve çiçekler aynı renkteydi.)

Saçlarınız İhmal Etmeye Gelmez

1 Nisan 2008 Salı admin

Sonbaharla birlikte gelen ve kışın iyice etkisini artıran kuru ve hava sadece cildi değil, ları da derinden etkiler.

 

Bu süreçte saç sağlığınızı ve güzelliğinizi korumak için yapabileceğiniz pek çok şey var…

 

 

Tıpkı cilt gibi sağlıklı lar da bol su içmenizi gerektirir.

Suyu az tükettiğiniz takdirde; gıdaların iyi sindirilmemesi, zararlı toksinlerin vücuttan atılamaması halinde kan dolaşımı düzenli çalışmaz.

, kum ve güneş, boyunca ların yıpranmasına neden olur. boyunca korunmayan lar, sonbaharın gelişiyle birlikte pek çok sorunla karşılaşmaya başlar. Kurur, kırılır, cansızlaşır, matlaşır… Peki, tüm bunları engellemek için neler yapılabilir?
• Eğer mümkünse larınızı iki günde bir veya daha az sıklıkta yıkayın. Ve daima az şampuan kullanın. Şampuanı bolca kullanmanız saçınızın daha iyi temizleneceği anlamına gelmez, aksine k ihtimalle
iyi durulanmayacağından kepek sorununa yol açabilir. Avucunuza aldığınız şampuanı saçınıza sürmeden önce bir miktar suyla sulandırın.
larınızı kurutma makinesinden mümkün olduğunca uzak tutmaya çalışın. Kendi kendilerine kurumaları her için dalıa iyidir. Kurutma makinesi hem saçın nemini çalar, hem de saç tellerine zarar verir.
• Saçınızı yıkadıktan sonra mutlaka bakım yapan bir saç kremi uygulayın. Kremi nemli larınıza yaydıktan sonra, bir havlu yardımıyla tampon yapın. Etkisini göstermesi için iki, üç dakika boyunca bekleyin.

• Nemini kaybetmiş a, özellikle uç kısımlarına maske uygulayabilirsiniz. Saç derisine parmak uçlarınızla uzun uzun masaj yaparak maskenin iyice nüfuz etmesini sağlayın. Maskenin etkisini artırmak için kafanıza bone n. bir yerde, mesela kaloriferin yanında oturarak maskenin süresi doluncaya kadar bekleyr
• Her gün 5-10 dakika boyunca, kan deveranını hızlandırmak ve saçınızın kalitesini artırmak için kafanıza masaj yapın. Şakaklarınızdan başlayıp, kafanızın arkasına doğru devam edin. Dairesel hareketlerle basınç uygulayın.
• Saçınızı fazla taramayın ve sadece kuruyken fırçalayın. Mutlaka tahtadan, ve bir fırça almayı tercih edin. Kafanızı öne eğip, larınızı diplerden uçlara doğru fırçalayın. Böylece hem saç derisini uyarmış, hem de yağların a yayılmasına imkan vermiş olursunuz.
• Saçınızı düzenli aralıklarla kestirin. En İyisi iki ayda bir uçlarından aldırmaktır. Saçınızın düzenli olarak kesilmesi, özellikle sağlıklı uzaması bakımından çok önemlidir. Kırık ve sağlıksız saçın düzenli olarak kesilmesi uzama hızına da olumlu eder.
• Saç sağlığı, sağlıklı beslenmeyle doğrudan alakalıdır. Vitamin ve mineral yönünden yetersiz ları zayıflatır. Tıpkı
cilt gibi sağlıklı lar da bol su içmenizi gerektirir. Suyu az tükettiğiniz takdirde; gıdaların iyi sindirilmemesi, zararlı toksinlerin vücuttan atılamaması halinde kan dolaşımı düzenli çalışmaz. Bu nedenle yeteriıxe beslenemeyen lar, yağlı ve donuk renkli olurlar.