18 Ekim 2008 Cumartesi admin
Van Gölü canavarı, enflasyon canavarı ve trafik canavarından sonra şimdi de kriz canavarı var. Hülya Avşar krize karşı şimdiden “3″ cipini sattı haberleri yankılanıyor. Bugün Hürriyet’te de sosyetenin krize karşı aldığı önlemler vardı. Moda ekonomisinin ayakta kalmasını sağlayan tanıdığınız alışveriş canavarları şu tip önemler almış:
- Mağazaya gidildiğinde 2 yerine 1 adet alınacakmış.
- İhtiyaçların dışına çıkılmayacakmış.
- Lüks seyahatler ertelenmiş.
- Alışveriş yerine ortamdan faydalanıp emlak satın alınacakmış.
Sosyetenin bu faydalı önlemlerinden yararlanmak ya da “vur patlasın çal oynasın” yapmak elinizde. Ölümlü dünya. Bir kere geliyoruz değil mi? Öyleyse nasıl dibine vurup, patlatıp çalıp oynarız?
- Özellikle dolar ve euro kuruyla bir daire kiralanır. İçine de bolca masraf yapılır.
- Euro bu kadar artmışken milli para birimi Euro olan Türkiye’den yabancı otomobil alınır. Petrolün yüksekliği ile artık saat ve gün mefhumunu yitirmiş şizofren trafiğe her gün iş olmasa bile çıkılır. En azından arabayla dolaşılır.
- Fiyat politikasının yurtdışından belirlendiği yabancı menşeili ürünler özellikle Harvey Nichols ve Beymen’den alınır. Ancak Harvey’de fiyatlar pound üzerinden olacağından, pound bu krizde meşhur olmadığı için, şan şöhret adına Avrupa fiyatlı Beymen’den almak daha akıllıca olur.
- Dolar kuru üzerinden belirlenen spor salonlarına yıllık abone olunur ve hiç gidilmez. Önemli olan spor salonuna karşı aylık taksitler halinde dini vecibeyi yerine getirmektir.
- Fersah fersah çıkan doların hızından faydalanmak için özellikle ABD’ye gidilip alışveriş yapılır. “Bugün 1.47′den almıştım, yarın allahkerim” diyerek, olay bir oyuna dönüştürülür.
- Özellikle tekstil ticaretine atılınır. ABD’den ithalat yapılır. Çok mu uzak? E Avrupa’dan yapılır.
- Yine milli para birimimiz “Avro” üzerinden fiyatlandırılmış mobilya alınır. Her geçen gün bir öncekini aratacağından adrenalin bağımlısı olunur.
Kategori http://modatrendenin.blogspot.com | Yorum yapılmadı »
3 Ekim 2008 Cuma admin
Rosa Clara Gelinlik… Evliliğin ve özellikle de gelin olmanın muhteşem bir rüya olduğun inanan Rosa Clara, bu özel güne hazırlanırken gelin adaylarının hayallerini ve beklentilerini karşılayabilmek için birbirinden özel koleksiyonlar hazırlıyor.
Abartı ve şatafattan uzak, yalın çizgiler ve beyaz rengin saflığında zengin etek işlemeleri ile birbirinden şık Rosa Clara gelinlik modelleri.
Kategori modamoda.net | Yorum yapılmadı »
26 Temmuz 2008 Cumartesi admin

Ne zamandır birilerini eleştirmiyordum
burda, ama öyle
bir fotoğraf gördüm ki, içimdeki canavarı uyandırdı.
Kahramanlarımız Hollywood’un en
sevimli(!!!!) çiftlerinden
Katie Holmes ve
Tom Cruise ( Katie’nin yanında kendisi stil ikonu
gibi kalmış, ona
bir şey demeyeceğim bugün ).
Katie Holmes 90′lı yılların hit dizisi Dawson’s Creek’le ünlenmiÅŸ, canlandırdığı karakter de, kendisi de klasik
bir komşu kızıydı. Daha sonra da çok ses getirmeyen bazı yapımlarda oynayıp, D sınıfı , sıradan
bir tarzı olan yıldız adayı olarak hayatını devam ettirirken kendisine
Tom Cruise piyangosu çıktı.
Tom Cruise ile ani evliliğinden sonra , dikkatinizi çekiyorum her hangi
bir film veya yeteneğiyle değil, birden A sınıfına terfi eden
bu özünde köylü kızını Armani’nin ilham perisi (!!),
Posh Spice’ın kankuÅŸu olarak görmeye baÅŸladıktan sonra her ÅŸey birden deÄŸiÅŸti. Magazin dünyasında “diaper
diva Suri” ( Bez divası veya bezli
diva) olarak bilinen
bir de çocuk dünyaya getirdikten sonra
bu 20′li yaÅŸlarının ortalarındaki
kendi halinde kızcağız, birden 40 lı yaşlarındaki ablaları
gibi giyinmeye, davranmaya
hatta benim çok ilgimi çeken plajda
Louboutin’in gökdelen topuklu sandaletleriyle dolaÅŸmaya baÅŸladı. Lanvinler senin, Armaniler benim, yeni saç kesimleri derken ve ( Ee posh la dolaÅŸmanın doÄŸal sonucu olarak) delirmiÅŸ
gibi para harcarken( yılların birikimi
tabi), hep yeni
bir ÅŸeyler
arayan magazin dünyası onu, birden yeni stil ikonu ilan etmek
gibi bir gaflette bulundu.
Tommy Boy’un gücü altında ezilip, hiç
bir varlık gösteremeyen, çok sevdiği oyunculuktan da
uzak kalıp, tam
bir ev hanımına dönüşen Kate’in, üstüne 5 beden büyük
gelen bu stil ikonluğu kavramına da
daha fazla tahammül edemediği gördüğünüz
bu resimle kanıtlanmıştır. Giysilerini Amerika’da insanların evlerindeki fazlalıklardan kurtulmak için, evlerinin
arka bahçelerinde yaptığı
garage sale’den, ayakkabılarını da Rihanna’ın attıklarından almış
gibi duran Tommy Girl,
bu acaip birleÅŸim yetmiyormuÅŸ
gibi bol pantolonun paçalarını sanki 87 yılındaymışız
gibi kıvırmasıyla, muhteşem görünümünün üzerine tüy dikmiştir. Süper trendy saç kesiminden eser kalmamamış saçları, bugünlerde beğenmediğim saçlarımın bana daha iyi görünmesine sebep olmuştur, teşekkürler Katie :))
Kategori modacadisi.blogspot.com | Yorum yapılmadı »