29 Haziran 2008 Pazar admin
Diyet uzmanı Aşkın Yüksel, insanların ruh durumu ve beslenmesi arasında büyük ilişki olduğunu belirterek, bazı besinlerin insan ruhunda kötü etki yaratabileceğini, kimisinin de tedavi edeceğini savundu. Yüksel, hangi ruh halinde hangi besinin yenilebileceğini şöyle sıraladı:
Bezginlik:
Bu duruma karşı sebze grubu yiyecekler tercih edilmeli. Yediğiniz sebzelerin çiğ olmasına dikkat edin. Yavaş yemeye özen gösterin.
Yorgunluk:
Bezelye ve havuç, yorgunluÄŸa karşı birebir… Taze sıkılmış meyve suları ve evde yapılan meyveli yoÄŸurtlar da yararlı.
Çekingenlik:
Kuru baklagiller ve fosfor açısından zengin besinler önerilir. Bulgur, mercimek ve balık türü yiyecekler de yenmeli.
Agresiflik:
Yağlı tohumlar, özellikle fındık, ceviz ve fıstık yenmesi gerekir.
Keyifsizlik:
Kendinizi ödüllendirin; pizza, döner, hamur, ne istiyorsanız onu yiyin.
EndiÅŸe:
Vücutta aşırı sıvı kaybı olacağından hafif çorba, komposto, meyve suyu içilmesi önerilir.
Hayal kırıklığı:
Enginar ile kereviz bu duruma karşı oldukça etkili… Sebzeler hayal kırıklığını hafifletici etki içeriyor.
Yalnızlık:
Domates, biber, patlıcan, patates yalnızlık duygusunu hafifletiyor.
Aşırı öfke:
Ekmek, makarna, sebze, meyve yenmeli… Kırmızı et ve kafeinli içecekler öfkeyi tetikler.
Depresyon:
Çok fazla olmamak kaydıyla çikolata yenmesi gerekir. Şekerli, sütlü tatlılar da yenebilir. Vücudun mutlaka şekerli besin alması gerekir.
Özgüven:
C vitaminli yiyecekler önerilir. Yeşil biber, maydanoz, haşlanmış patates ve kuşburnu insana güven verir.

Kaynak : CosmoTurk

Kategori kadinozel.info | Yorum yapılmadı »
14 Haziran 2008 Cumartesi admin
Çoğalan sivilceler, şekil almayan saçlar ve parlayan bir cilt… Regl döneminde ortaya çıkan bu sorunların güzelliğine gölge düşürmesine asla izin varme!
SİVİLCELER
Regl döneminin yaklaştığının habercisi olarak çenemizde, alnımızda ya da yüzümüzün herhangi bir bölgesinde beliren sivilceler, sinirimizi nasıl da bozar! Daha kendileri ortaya çıkmadan acılarıyla bizi rahatsız etmeye başlayan bu sivilceleri engellemek için maalesef bir şey yapılamıyor. Burada tek önemli nokta sivilceleri kesinlikle sıkmamak. Çünkü eğer onları sıkarsan daha da büyüyebilirler. Regl dönemi öncesinde ve regl sırasında sabah-akşam cildini antiseptik solüsyonla temizleyerek bu sorunu hafifletebilirsin. Görüntüleri seni çok rahatsız ediyorsa, kapatıcı stickler ile onları görünmez hale getirmen de mümkün!
YAĞLI SAÇLAR
Regl döneminin saçları etkilediği bir gerçek. Su dönemde saçlarımız hem şekil almaz hem de çabucak kirlenerek bizi çileden çıkarır. Bu durumda en iyi çözüm saçlarımızı hergün yıkamak. Ama bu işlem için saç tipine uygun bir şampuan seçmelisin. Eğer bu dönemde saçların tepene yapışıyor ve hacimsiz görünüyorsa, saçlarını öne atarak kurutman, bu sorunu çözebilir. Ayrıca saçlarını bigudiyle sararak olduğundan da hacemli görünmesini sağlayabilirsin
ARTAN TER KOKUSU
Bazı insanlar normal zamanlarda terleme ve ter kokusuyla ilgili bir problem yaşamazken, regl döneminde bu konuda sıkıntıya düşerler. Bunun nedeni olarak hormonel dengenin değişmesi ve bu durumun ter bezleri üzerinde etkili olması gösteriliyor. Bu durumda en iyi çözüm her gün duş almak. Duştan sonra vücuduna hoş kokulu bir nemlendirici sürebilir, ter kokusunu önleyici koltukaltı sticklerinden kullanabilirsin.
PARLAYAN CİLT
Regl döneminde gereğinden fazla yağlanan ve parlayan cilt, halsizlik ve ağrılarla birleşince ortaya yorgun bir görüntü çıkar. Bunu engellemenin en iyi yolu regl dönemi öncesinde yağlı, baharatlı ve çok tuzlu yiyeceklerden uzak durmak. Ayrıca bu süre boyunca kompakt pudralar yerine cildinin nefes almasını sağlayan toz pudraları tercih etmelisin. Yağ dengeleyici solüsyonlar kullanarak cildinin yağ salgılanımını düzenlemen de mümkün.
Kaynak: heygirl.com.tr
Kategori Kadinrehber.com | Yorum yapılmadı »
14 Haziran 2008 Cumartesi admin
Erkeğin de kadının da güzel saçlısı makbul derler. Her gün kaybedilen saçların sayısındaki artışa dur demek istiyor musunuz?.. Kendimizde memnun olmadığımız şeyler listesini çıkarmaya kalksak erkekte de kadında da ’saç’ hep listenin en üst sırasında olagelmiştir. Günde, normal olarak 80 saç kılı dökülür. Bundan fazla dökülme yaşın ilerlemiş olması, bazı ateşli hastalıklar, tiroid hastalıkları, kansızlık, verem, şeker hastalığı gibi bütün vücudu etkileyen hastalıklardan sonra görülür. Kadında ve erkekte nedenler farklı Erkeklerde saç
dökülmesi genelde alında ve tepededir. Başın arka kısmında saç dökülmesine rastlanmaz. Alındaki ve tepe bölgedeki saç kökleri ‘testosteron hormonu’na duyarlıdır ve bu hormon bu bölgelerdeki saç köklerine zarar verdiği için erkek tipi saç dökülmesi buralarda gerçekleşir. Kadınlar da ise yoğunlukla menopoz ve doğum sonrası saç dökülmesi yaşanır.
Hormon problemi saç döker
Anne ve babadan geçen genlerle daha anne karnındayken saçların ileride dökülüp dökülmeyeceği programlanmıştır. Bu sorunun genetik boyutu.
Bir de hormonal boyutu var. Erkeklerde ve kadınlarda en sık rastlanan saç dökülme nedeni “erkeklik hormonları”. Bunlardan bazıları testesteron, androstenodion ve dehidroepitestesterondur(DHT). Bu hormonlar erkeklerde testis ve böbrek üstü bezlerden, daha az miktarda olmak üzere kadınlarda ise yumurtalık ve yine böbrek üstü bezlerden salgılanıyor.
Şok diyetler de saç döküyor
Saç sağlığını korumanın yolu düzenli ve dengeli beslenmekten geçiyor. Saçı sadece yediklerimiz besler. Bu nedenle saçlarımızın sağlıklı kalabilmesi için önemli olan yeterli ve dengeli beslenmek.
Ağır ve bilinçsizce zayıflamak için yapılan diyet sonrasında saçlar beslenemeyeceği için ciddi saç kayıpları oluşacaktır. Bu kayıpların tedavisi zaman alır. Çünkü ağır diyet sonrası kansızlık dediğimiz Anemi (demir eksikliği anemisi) görülebilir. Bütün besin ve vitaminlerin eksikliğinin yanı sıra tabloya eklenen demir eksikliği saçın daha yoğun dökülmesinin başlıca nedenidir.
Psikolojik etkenler
Sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılık, iş kaybı gibi akut, ciddi stres halleri çarpıcı, hızlı, şiddetli saç dökülmelerine yol açabilir. Bu duruma stresle tetiklenen telojen effluvium denir.
Psikolojik etkenler saç dökülmesine neden olduğu gibi sonuç da psikolojik olarak olumsuz etkiler. Saç dökülmesi yaşayan kadın ve erkeklerde yapılan çalışmalarda erkeklerde saç kaybının artmasıyla depresyon, içe dönüklük, aşırı sinirlilik, özbenlik duygusunda azalma gibi olumsuz sonuçlar çıkarken, kadınların da günlük yaşamlarını negatif etkilediği ve sosyal problemler yaşadıkları görüür.
Erkeklerin aktif olarak bu durumla başa çıkabildikleri ancak kadınlarda saça cinsel kimlik, seksüalite, çekicilik gibi kültürel ve kişisel özel anlamlar verildiğinden başa çıkmaları daha zor olur.
Şampuanlar ve saç boyaları da saç dökebilir
Piyasada bulunan bir çok şampuan türü farklı şekillerde formüle ediliyor; normal, kuru, yağlı, yıpranmış saçlar ve boyalı saçlar için… Yağlı saçlar için kullanılan şampuanlar eğer günlük olarak kullanılırsa saçta kurumaya yol açıyor.
Kötü saç boyaları saçı sertleştirip kırılgan ve cansızlaşmasına sebep oluyor. Ayrıca saçta kalan metal artıkları kalıcı boya ve perma solüsyonunun uygulamasını da zorlaştırıyor. Yarı kalıcı boyaların saç şaftında oluşturdukları hasar az ancak içerdikleri boya nedeniyle allerjik etki yapabiliyorlar.
Defne sabunu saç dökülmesini engeller
Defne mucize bitki diye de anılır. Defne meyvelerinden elde edilen yağ ile yapılan sabunun antiseptik özelliği şifa verir.
Defne sabunu sadece saç dökülmesine değil kepeklenmeye karşı da etkili. Ayrıca cilde de çok faydalı. Antiseptik özelliğinden dolayı tüm vücut parazitlerine ve mantar hastalığına bire bir.
Protein tedavisi saç dökülmesine bire bir
Saç dükülmesini önleyen doğal yöntemler içinde en etkilisi protein tedavisi. Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygun. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin ve saçlarınızı iyice durulayın. Çok kısa sürede ışıl ışıl saçlara sahip olacaksınız.
Vitaminsiz kalmayın!
Özellikle erkeklerde 25 yaşından sonra başlayan saç dökülmesi dengeli beslenerek, gerekli vitamin ve minarelleri alarak azaltılabilir.
Vitamin, demir, çinko, selenyum ve bakır eksikliği saç dökülmesinin en önemli nedeni. Sağlıklı saçlar için dengeli beslenmek önemli. A, B4, B5 ve B6, E vitamini, F vitamini, demir, çinko, selenyum ve bakır içeren besinlerin tüketilmesine dikkat edilmeli. Bu vitaminler saçı besler, güçlendirir ve dökülmesini önler.
Sağlıklı saçlar için ideal beslenme programı
• Bilinçsizce yapılan diyetlerden uzak durun.
• Eğer diyet yapmak istiyorsanız bunu doktor kontrolünde yapın.
• Karbonhidrat ağırlıklı beslenmeden kaçının.
• Protein ağırlıklı beslenmeye özen gösterin.
• Düzenli beslenme alışkanlığını yaşam tarzınız haline getirin.
• Uyku saatlerinizi düzenli ve günlük yaşamınızı aksatmayacak halde ayarlayın.
• Stresten uzak durun.
• Çinko, B12, bakır, folik asit içeren besinleri tüketmelisiniz.
• Sigara ve alkol kullanımını alışkanlık haline getirin. Mümkünse ikisinden de uzak durun.
• Antioksidan yiyeceklere (sebze meyve gibi) sofranızda yer vermekte fayda var.
• Fast food tarzı beslenme alışkanlıklarından uzak durulması sizin yararınıza.
• Uzman kontrolü dışında saç sağlığınız için önerilen ilaçları kullanın.
Son çare saç ekimi
Tüm çabanıza rağmen saçlarınız döküldü. Çaresiz değilsiniz. Saç ekimi imdadınıza yetişecektir. Saç ekimi işlemi tamamlandıktan sonra ilk 2 gün saçlar yıkanmaz ve bu süreden sonra saç her gün özel bir madde ile yıkanır.
Saç ekiminden birkaç gün sonra alın bölgesinde şişlik ve morluklar oluşabilir, fakat bu geçici bir durum. Yeni ekilen saçlar bir süre sonra dökülür ve yaklaşık 3 ay içerisinde yeniden çıkmaya başlar.
Peki maliyeti ne?
Saç ekim fiyatları, saç dökülme tipine göre değişiyor. En sağlıklı bilgiyi saç ekimi merkezlerinden alabilirsiniz. Bir fikir oluşması açısından ortalama maliyetleri şöyle verebiliriz:
• Türkiye’de: 1500-2500 Euro arası
• Avrupa’da: 4000-10.000 Euro arası
• Amerika’da: 15.000-25.000 Dolar arası
• Rusya’da: 4000-9000 Euro arası
Kaynak : kadinca.net
Kategori Kadinrehber.com | Yorum yapılmadı »
3 Mayıs 2008 Cumartesi admin
İştah nasıl azalır ? yemek yeme isteğimden nasıl kurtulabilirim ?
yeme isteğimi törpülemek mümkün mü ? hangi yiyecekler iştahımızı kontrol eder ve azaltır ? iştah ve yemek konusunda aklınıza takılan bütün soruların cevapları burada !
Diyet yapmanın ve kilo vermenin en zor yanı elbette iştahımızla baş edebilmektir.bazen iştahımızla başa çıkabiliriz ama bazen …
Kategori bilgeis.com | Yorum yapılmadı »
1 Nisan 2008 Salı admin
Hamilelikte düzenli ve dengeli beslenme hem anne, hem de bebeği için büyük önem taşır. Bu dokuz aylık dönemde doğru beslenmeniz için önerilen belli başlı kuralları bir araya getirdik,
Dengeli beslenmeniz, sağlıklı bir hamile olmanız ve bebeğinizin sağlıklı gelişimi için son derece önemlidir. Gelişmekte olan bebeğinizin gereksinimlerini karşılamak, sorunsuz bir hamilelik ve lohusalık dönemi geçirmek için elbette doğru beslenmelisiniz.
Anne adayının, hamileliği süresince fast food, dondurulmuş hazır yiyecekler, gazlı içecekler ve hazır eriştelerin tüketiminden kaçınması gerekir.
Hamilelik süreci, temel besin kaynaklan olan karbonhidrat, protein, yağlar ile vitamin ve mineral gereksinimlerinin arttığı bir dönemdir.
Buna bağlı olarak gereksinim duyduğunuz kalori miktarında da bir miktar artış söz konusudur. Ancak bu artış hiçbir zaman aşırı yemenizi gerektirecek kadar değildir. Uzmar lara yure, bir bebeyîr arvıe kamında sağlıklı yetişebilmesi için annenin lıamileliği boyunca aşağı yukarı 55.000 kalori alması gerekir. Bu da aslında hamileliğin ikinci yansından itibaren gün başına 300 ekstra kalori - yani yalnızca fazladan bir ara öğün - demektir. Önemli olan fazla miktarda yemek ve kib almak değil, gerekli olan maddeleri dengeli ve yeterli miktarda almaktır. Eğer hamileliğiniz boyunca dengeli beslenirseniz ve dengeli kilo alırsanız (12 ila 15 kg) sağlıklı bir bebek dünyaya getirme şansınız çok yüksek demektir.
Dengeli beslenmek, gün içinde bütün besin gruplarından yeterli miktarda almak demektir. Günlük diyetinizin bu besin gruplaının bir bileşiminden oluştuğuna emin olun.
Kategori kadinbakim.com | Yorum yapılmadı »
16 Mart 2008 Pazar admin
Havuç, mısır, bezelye ve patates gibi glisemik indeks değerleri yüksek besinlerin sürekli açlık hissi yarattığını biliyor muydunuz?
Kategori ekolay.net kadın | Yorum yapılmadı »
14 Mart 2008 Cuma admin
Yiyerek nasıl zayıflanır demeyin! Bazı yiyecekler var ki hormonları dengeliyor ve hazmı kolaylaştırıyor!
Kategori ekolay.net kadın | Yorum yapılmadı »
2 Mart 2008 Pazar admin
Biz cildimize nasıl davranırsak o da bize o kadar güzel görünmeye çalışır!
İçimizi güldürmenin, cildimizi güzelleştirmenin en etkili yollarından biri beslenme alışkanlıklarımızda gizli. Vücudumuzu bir makine olarak düşünürsek, mekanizmanın işlemesini sağlayan tüm elemanların birbirini önemli oranda etkilediğini söyleyebiliriz. Vücudumuzdaki tüm organlar birbirini etkilerken; fizyolojik olaylar duygu ve düşünceleri, duygu ve düşünceler de bedensel tepkileri oluşturur, bu süreç yaşam boyu sürer durur.
Işıl şıl, sağlıklı bir cilde sahip olmak aslında bütün bir çabayı gerektirir. Mekanizmanın doğru işlemesini sağlamak için içten ve dıştan cildimiz için doğru davranışları geliştirmeliyiz. Temiz tutmalı, bol sıvı tüketmeli ve beslenmemize dikkat etmeliyiz.
Güzel bir cilde sahip olmak için nasıl beslenmemiz gerekir?
İlk önce nasıl beslenmememiz gerekir, ondan kısaca bahsedelim. Cilt sağlığı ve güzelliği üzerinde tereyağı, kırmızı et ve şekerli yiyeceklerin olumsuz etkisi vardır. Kızartma, kan dolaşımını ve ciltteki sebum oranını negatif yönde etkilemekte; sigara ve alkol de gözeneklerin tıkanmasına, ince çizgilerin belirginleşmesine ve cildin matlaşmasına neden olmaktadır.
Daha güzel bir cilde sahip olmak ve onu korumak için yapacaklarımız, aslında beden ve zihinsel sağlığımızı da doğrudan etkilemektedir. İşte yapmamız gerekenler:
• Zeytinyağı, çiçekyağı, mısır özü yağı gibi doymamış yağ oranı yüksek olan ürünlerin ölçülü kullanımı kalp ve damar sağlığını korumakta, bu da cilt güzelliğini artırmaktadır.
• Meyve ve sebzeler; zengin vitamin, mineral, doğal şeker ve lif kaynağıdır. Bunlar yaşlanma etkilerini azaltarak, cildin yenilenmesine yardımcı oluyor.
• Somon ve onun gibi yağlı balıklar, cildin su tutma kapasitesini artırarak yumuşak ve taze görünmesini sağlıyor. Nemli bir cilt daha diri oluyor ve kırışıkların oluşması gecikiyor.
• Portakal, kivi, ıspanak, tatlı patates ve biber, cildin darbelere karşı daha dayanıklı olmasını sağlıyor. Güneşe karşı dayanıklılık, cilde elastikiyet ve gençlik kazandırıyor.
• Soyalı ürünler cildin incelmesini ve kurumasını yavaşlatarak, yaşlanmayı geciktiriyor. Cildin kendini yenilemesine yardımcı oluyor.
• Süt ve süt ürünlerinin içindeki kalsiyum, ciltteki hücrelerin sürekli olarak kendilerini yenilemesini sağlıyor. Ciltteki su oranını dengeliyor dolayısı ile canlı bir cilde sahip olmaya yardımcı oluyor.
• Tam buğday ekmeği, kepekli makarna, yulaf ekmeği ise antioksidan deposu olarak cilde pembelik kazandırıyor ve gençleşmesine yarıyor.
• Havuç, ıspanak, kayısı ve şeftali ise cildi ultraviyole ışınlarından koruyor. Güneş ışınlarından zarar görmüş cildin kendini toplamasına yardımcı oluyor. Fazla güneşte kalmanın neden olacağı kırışıklık riskini azaltıyor.
• Çilek, portakal, kivi ve ıspanak, cilde elastikiyet ve dirilik sağlayan kolajen ve elastin yapısını koruyor. Özellikle çilek, sigaranın cilde verdiği zararlara karşı korunma mekanizması oluşturuyor.
Kategori kadinozel.info | Yorum yapılmadı »
14 Şubat 2008 Perşembe admin
Kendinizi kötü hissettiğinizde saldırdığınız yiyecekleri doğru seçerseniz bedeniniz mutluluk hormonu salgılamaya başlar!
Kategori ekolay.net kadın | Yorum yapılmadı »
14 Şubat 2008 Perşembe admin
Kemer Golf & Country Club 14 Şubat gecesi, sevgililer için yılın en romantik ve en eğlenceli partisini düzenliyor. Sevgililer Günü’nde çiftler Bistro’da yiyecekleri romantik yemekten sonra Club Room’da buluşarak gönüllerince eğlenecekler.
Kategori medyamoda.com | Yorum yapılmadı »